Yazar: Sibel Şensu – 10.11.2016

Atamızı sonsuzluğa uğurladığımız günden bu yana 78 yıl geçti. O’nu andığımız bugün, Türk gençliği ile ilgili düşüncelerini kısaca hatırlamak istiyoruz.

Atatürk, 1.Dünya Savaşı’ndan yenik çıkılan ve karanlık bir süreçten geçilen 1918’de, kendi el yazısı ile bir fotoğrafın üzerine şunları yazmıştı:

“Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki payansız (sonsuz) muhabbetim değil; bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ziya (ışık) serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir.”

Atatürk, Türk gençliğine duyduğu sonsuz güveni, inancı ve hayranlığı son nefesine kadar aynen korudu. Milli mücadelenin başladığı ve Türklerin tarihinde yeni bir sayfanın açıldığı gün olarak kabul edilen Samsun’a ayak bastığı günün, yani 19 Mayıs’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği olan gençler tarafından bir bayram günü olarak kutlanmasını istedi.

Ulu Önder, gençlere iki büyük nutuk ile seslendi. Bunlardan birincisi, 30 Ağustos 1924’de, Büyük Zafer’in ikinci yıldönümünde yaptığı konuşma idi. Burada gençlere şöyle seslendi:

“Gençler!
Cesaretinizi takviye ve idâme eden (devam ettiren) sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan muhabbetinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil! İstikbâl sizindir. Cumhuriyeti biz te’sis ettik; onu i’lâ (yükseltecek) ve idâme edecek (devam ettirecek) sizsiniz.”

Atamız 1927’de Büyük Nutuk’u gençlere hitap ederek bitirdi. Gençliğe Hitabesi’nde şöyle diyordu:

“Ey Türk gençliği!

Birinci ödevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli (güven) kaynağındır. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötüler bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcisi olabilirler. Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.

Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler. Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.

Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.”

Atatürk’ün ideali, çalışkan, vatansever ve cumhuriyet ilkelerine bağlı bir gençlik idi. “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”, demişti. Gençlere her türlü dogmadan uzak, akılcı bir dünya görüşü bırakmıştı. Akıl, mantık ve bilim ile yoğrulmuş çağdaş bir dünyadan yana idi. Bir yandan milli değerlerine sahip çıkan, diğer yandan ilerici bütün gelişmeleri hayatına geçiren dinamik bir gençlik hayal etmişti. Gençlere şöyle seslenmişti:

“Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey, yorulmadan değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikalarda da dinlenmeden beni takip etmektir. Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeğe karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim idealimize durmadan yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız.”

Atamızı saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

 

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.