Yazan: Dr. Sibel Şensu – 16 Mart 2018

Küçük çocukların erkenden ayağa dikildiklerini ve akşam olmasıyla birlikte gözlerinden uyku akmaya başladığını çok iyi biliriz. Bu kolay uyanıp kolay uyuyan çocuklar, ergenlikle birlikte değişirler. Yatağa bir türlü girmek bilmedikleri gibi sabahları da çeke çeke kaldırılmaları gerekir. Bu, tamamen fizyolojik bir durumdur; her şey gibi uyku düzenleri de değişmektedir.

Ergenlik, önemli bir büyüme ve gelişme dönemidir. Erişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyacı olan ergenlerin, ertesi gün güçlü ve uyanık olmaları için gece dokuz saat kadar uyumaları gerekir. Ancak, birçok nedenle ergenler uykuya dalmakta ve yeterince uyumakta zorluk çekerler.

Uykumuzun gelmesini sağlayan birinci durum uzun süredir uyanık olmamızdır. Uyanık geçirdiğimiz süre uzadıkça vücudumuz yavaş yavaş uyumamız ve dinlenmemiz gerektiğine ilişkin işaretler göndermeye başlar.

İkinci durum ise “sirkadyan ritm” denilen iç saatimizdir. Bu saat bize gece belli bir saat geldiğinde uyumamız gerektiğini, sabah ise belli bir saatte uyanmamızı söyler. Aramızda farklar olsa da genelde hemen hepimiz gece olunca başımızı yastığa koymak isteriz.

Çocukluktan ergenliğe geçerken kişinin biyolojik saati bir miktar değişir. Uyku saati akşam 8 – 9’dan 10 – 11’e doğru kayar. Ergenler, çocuklara göre daha geç uykuya dalsalar bile yine de dokuz saat kadar uyumak zorundadırlar. Çoğu, okula gitmek için erkenden kalkmak zorunda olduğundan zamanında yatağa girmelerinde fayda vardır. Eğer geç yatarlarsa uykularını yeterince alamazlar ve bu, hem gelişmeleri, hem de ertesi günkü performansları önünde bir engel olur.

Ergenlikle birlikte vücut saatinin değişmesi, okul, ev ve arkadaş çevresinde ortaya çıkan yeni sorunlar ve ergenlerin vücutlarında ve duygularında ortaya çıkan değişiklikler, uyku düzenlerini bozar ve yeterince uyuyamamaları bu değişikliklerle başa çıkmalarını daha da zorlaştırır.

Hafta sonu fazla fazla uyuyarak hafta içinin açığını kapamayı düşünmek de bir yanılgıdır. Çocuğunuzun öğlene kadar yastıklara gömülmesine izin vermeniz ona yaptığınız bir iyilik değil, yeni vücut ritmini oturtabilmesi için bir engeldir. En doğrusu, hafta sonu da uygun bir saatte yatıp dokuz saatlik uyku ile zamanında kalkmasıdır.

Zamanlarının çoğunu okulda geçiren ergenler, okul saatleri dışında genellikle pek çok ödev ile uğraşırlar. Bir kısmı okul çıkışı spor, sanat ya da bilimle ilgili bir aktiviteye katılır. Bu arada muhtemelen en sevdikleri şeyi, yani akranlarıyla görüşmeyi, haberleşmeyi de atlamak istemezler. Tüm bunlar için, çoğuna akşam saatleri yetmez ve birinden fedakarlık etmeleri gerekirse bu, uyku olur. Araştırmalardan edinilen ilginç bir bulgu da, çocukların aksine, ergenlerin kendi yatma saatlerine kendilerinin karar vermeye istekli olmaları, buna karşın sabah kendiliklerinden kalkamadıkları ve ebeveynlerine veya bir çalar saate ihtiyaç duymalarıdır. 

Akran baskısı da uyku düzenlerini etkileyecek kararlar almalarına yol açabilir. Biraz daha büyük ergenler, geç dönmeye, içki / sigara içmeye, hatta uyuşturucuya eğilim gösterebilirler. ‘Erken’ yatarak bu eğlenceleri kaçıracaklarından kaygılanırlar.

Uykusuzluğun getirdiği sorunları ve iyi bir uyku için gereken koşulları içeren “Ergenlikte Uykunun Önemi” başlıklı yazımız için tıklayınız.

Kaynaklar:

  1. ucla.edu/sleep-and-teens
  2. org/sleep-topics/teens-and-sleep
  3. Carskadon M. Pediatr Clin North Am. 2011 June ; 58(3): 637–647.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.