Ergenlikte Depresyon
Yazan: Psk. İpek Şensu - 12 Eylül 2017


Hem fiziksel hem psikolojik birçok değişikliği beraberinde getiren ergenlik dönemi, kişinin kendisini ve kişiliğini keşfetme ve oluşturma dönemidir. Bu dönemde birçok hormonal ve sosyal değişiklikle baş etmeye çalışan bireyde, birçok ruhsal rahatsızlık ortaya çıkabilir. Bunların en yaygın olanı "depresyon"dur.

Ergenlik döneminde çocuğun duyguları sürekli değiştiğinden ve çoğunlukla üzgün ve sinirli hissettiğinden, aile çocuğun bu halinin anormal olup olmadığını anlamayabilir. 

Yoğun üzüntü hisseden ergenin depresyonda olup olmadığı, ergenin intihar düşünceleri taşıyıp taşımadığı mutlaka tespit edilmelidir.

Yapılan bir araştırmada, o sene içerisinde lise ya da üniversite sınavına girecek öğrencilerde, o sene içinde girmeyecek öğrencilerden daha yüksek bir depresyon oranı saptanmıştır.

Ergenlikteki depresyon semptomları, yetişkin depresyonundakilerle benzerdir. İlgisizlik, daha önce zevk aldığı şeylerden artık keyif alamaması, derin üzüntü, çökkünlük, durgunlaşma, değersizlik hissi, karamsarlık, uyku ve iştah bozulması, sosyal ilişkilerde bozulmalar ve intihar düşünceleri depresyonun belirtileri arasındadır. Birçok depresif bulgulara sahip ergen, yaşıtlarına göre sosyal olarak uyum sorunları gösterir. Ayrıca okul başarıları düşer ve sosyal çevresiyle olan ilişkilerinde bozulmalar görülür.


Fark edilmeyen ve tedavi edilmeyen depresyon, intihar düşüncelerini tetikleyebilir; madde, sigara ve alkol kullanımını arttırabilir.

Depresyonu olan ebeveynlerin çocuklarının ve ergenlerinin depresif bozukluğu yaşama oranı daha yüksektir. Bu, hem genetik faktörlerden, hem de çocuğun yetiştiği ortamdan ileri gelmektedir. Aile içinde gerginlik, iletişimsizlik ve çatışmaların olması ergenin depresyon semptomları yaşamasını tetikler. Çocuklar bu ortamda duygularını daha az ifade eder ve hayatlarına dair destekleyici tutumu bulamaz.  

Ayrıca, çocuğun maddi manevi ihtiyaçlarına cevap veremeyen annelerin (bir ruhsal bozukluğu olmasa da) çocuklarında, herhangi bir psikiyatrik bozukluğun olma riski yüksektir.

Ani yaşanan olumsuz olaylar da depresyona sebep olur. Kayıp, boşanma ve yas dönemleri depresyonla sonlanabilmektedir. Yaşamdaki stres kaynakları, ergenlik dönemindeki başarısızlıklar, ortam değişiklikleri ve sınavlar depresyonu tetikleyebilir.

Yetişkinlerde olduğu gibi, çok ağır depresyon vakalarında ilaç tedavisi uygulanır. Bu, semptomların hızlı bir şekilde giderilmesi için şarttır. Kişide intihar düşünceleri, kendini yaralama gibi semptomlar varsa, mutlaka bir uzmana danışılması gerekir. Daha hafif vakalarda psikoterapi, ergenin depresyondan kurtulması için yeterli olur.



Kaynaklar:

Geroğlu, B., Mergen, H., Tekgül, B. N., & Alanyalı, F. M. ( 2016 ). Ergen danışma merkezine başvuranların Beck Depresyon Ölçeği ve CES Depresyon Ölçeği ile değerlendirilmesi. Türk Aile Hek Derg , 152-160.


Yıldırım, V., Toros, F., Sungur M. A., Yılmaz M. F. (2013). Majör Depresif Bozukluğu Olan Çocuk ve Ergenlerin Sosyodemografik Değişkenleri ve Rist Etmenleri

Özer, D., Kocabıyık, A., Girgin, V., Demiraslan P. (2002). Ergenlerde Depresyon: Epidemiyoloji, Klinik Görünüm, Komorbidite, Seyir, Komplikasyonlar. Düşünen Adam, 90-96  



Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com'a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.



BU YAZILARI DA OKUMAK İSTEYEBİLİRSİNİZ:

Yıkıcı Davranış Bozuklukları 




Ergenlikte Karşılaşılan Beş Sorun