Günlük Tutmak İçin 10 Neden
Yazan: Ece Gökyar - 10 Ekim 2017


Geçmişte pek çok insan, düzenli olarak tuttukları günlükleriyle, gündelik aktivitelerini, gözlemlerini ve duygularını kağıda geçirmişlerdi. Anne Frank gibi insanlar günlük tutmasaydı, tarihimizin kişisel yönü hakkında pek de bir şey bilmiyor olacaktık. Tarihte başarılarıyla adından söz ettiren çoğu kişinin günlük tutma alışkanlığı olmuş. Kimi liderler gelecek nesiller için, kimileri ise kendileri için günlük tutmuş. Günümüzde insanlar blog ya da vlog kanalıyla hayatlarını sosyal medyaya kaydetmeyi tercih etmelerine karşın, az sayıda da olsa hala bir kısmımız günlüklerini kâğıt ve kalemle tutmaya devam ediyor.


Modern tıp, günlük tutmanın fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmenin dışında, bazı sağlık sorunlarına da iyi geldiğini kanıtlamak için çalışmalar yapıyor. Sözgelimi, düzenli günlük tutmak, T lenfosit adı verilen bağışıklık hücrelerini güçlendiriyormuş. Astım ve romatoid artrid semptomlarını düşürdüğüne dair bazı araştırmalar da bulunuyor. Ayrıca, stres yüklü duygular ve olaylar hakkında yazmak, fizik bedene olumsuz etkisi olan stres kaynağının etkisini de azaltıyormuş. Klinik araştırmalar, özellikle acı veren deneyimler hakkında yazmanın sadece bağışıklık tepkisini geliştirmediğini, ayrıca iyileşme sürecini hızlandırdığını ve fiziksel, psikolojik ve sosyal anlamda da refah düzeyini desteklediğini gösteriyor.

Günlük tutmanın başka beklenmedik faydaları da bulunuyor. Yazma eylemi, analitik ve rasyonel özellikleri temsil eden sol beyinle ilgili bir eylem. Sol beyniniz meşgul olduğunda, sağ beyniniz, özgürce yaratmak, sezmek ve hissetmek gibi eylemlerle rahatça ilgilenebiliyor. Özetle, yazmak, akıldaki bariyerleri ortadan kaldırarak, kendinizi ve çevreyi anlama ve anlamlandırmada beyninizin gücünü daha iyi kullanmanıza da imkân tanıyor. 

İşte sizin ya da çocuklarınızın günlük tutması için 10 neden:

1. Özel olayları kaydedebilirsiniz.

İnsanlar genelde belli bir günü hafızalarına kaydetmek için fotoğraf çekmeyi tercih ederler. Günlük, tamamen kişisel ve yazılı bir fotoğraf gibidir. Sadece o güne dair sizin hatırlamak istediğiniz kadar detayı içerir.

2. Sıradan olayları da kaydedebilirsiniz.

Normal bir gününüz hakkında yazmaya başlayana kadar onu sıkıcı bulabilirsiniz. Hâlbuki en sıradan gün bile ilginç olaylar, komik detaylar, özel anlar içeriyor olabilir.

3. Duygu ve düşüncelerinizi kaydedebilirsiniz.

Yaşadığınız belli bir günde ya da bulunduğunuz belli bir yerde olan bitenin sizde yarattığı izlenimleri hatırlamanız mümkün olur ki bu da, yaşanılanların hafızanıza daha detaylı alınmasını sağlar. Yaşadığınız olayları yazmak, aynı zamanda, karşı tarafın bakış açısını anlamanızı ve belki de bir dahaki sefere uzlaşma ortamı yaratabilmek için farklı bir perspektif kazanmanızı da sağlayabilir.



4. Günlük tutmak, berbat geçen bir günün ardından terapi gibidir, hem de ücretsiz!

Hislerinizi içinizde tutmak yerine kâğıda yazmak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. İç dünyanızı düzenlemenizi, aklınızdaki düşünceleri organize etmenizi kolaylaştırır. Olanı biteni yazmak, onları daha net bir şekilde görmek için de iyidir. Sizi acılı, öfkeli ve endişeli yapan şey her neyse bunun etkisi de azalır. Size neyin ve kimin iyi geldiğini daha rahat tespit eder, duygusal olarak iyi olmanızın nelere bağlı olduğunu daha kolay anlarsınız. Daha mutlu ve özgüvenli olmanın nasıl mümkün olabileceğini görürsünüz. Ve daha da güzeli, kalbinizle iletişim kurmanızı sağlar.

5. Günlüğünüz, sadece terapist değil, aynı zamanda en iyi arkadaştır.

Sevdiğiniz sıcak bir içecek, rahat bir koltuk, belki bir yarım saat, siz ve günlüğünüz! Harika hissetmek için yeterli değil mi? Günlüğünüz, 24 saat boyunca emrinize amadedir. Sözünüzü kesmez, sizi yargılamaz. Kimselere anlatamadığınız her şeyi sabırla dinler. Aynı zamanda yazmak, kendinizden emin olmadığınız durumlar için de uygun kararlar almanızı kolaylaştırır. Normalde problemler sol beyinle, yani analitik bir bakışla çözümlenir. Ancak kimi zaman uygun cevapların bulunması için, yaratıcı ve sezgisel sağ beynin devreye girmesi gerekir. Dilerseniz yazarak, olduğu gibi içinizi boşaltın, durumu tüm netliğiyle görün ve bir sonraki adımı tespit edin. Günlüğünüzün her aşamada size destek vereceğinden emin olabilirsiniz.

6. Yazma becerilerinizi geliştirebilirsiniz.

Yazma konusunda ne kadar pratik yaparsanız, o kadar iyi yazarsınız. Daha iyi yazdığınızı görmek de kendinize vereceğiniz bir ödüldür. Günlük tutmanın herhangi bir maliyeti ya da olumsuz etkisi yoktur. Yaratıcılığı ve hayal gücünü destekler. Pek çok yazar, düzenli günlük tutarak yaratıcılıklarını geliştirmeyi, hayal gücünü devreye sokarak problemlerini çözmeyi tercih etmiştir. Nereye giderlerse gitsinler, çantalarının bir yerinde mutlaka günlüklerine yer ayırırlar.

7. Günlüğünüzü yabancı bir dilde yazmayı deneyebilirsiniz.

Bir yabancı dilde yazmak, hem o dile daha kolay odaklanmanızı hem de o dilde daha çok kelime öğrenmenizi sağlar. Hata yapmaktan çekinmeyin. Unutmayın! Bunu kendiniz için yapıyorsunuz, başka biri için değil!

8. Başarılarınızı takdir etmenizi sağlar.

Çoğu zaman başardığımız şeyler için kendimizi kutlamak aklımıza bile gelmez. Yazı yazmak da bir tür cesaret işidir. Bu konuda cesaret gösterdiğiniz, bir yazının üstesinden gelebildiğiniz ve odağınızı, bir konuyu kaleme almak üzerinde tutabildiğiniz her an kendinizi takdir edin. Bundan daha güzel bir motivasyon aracı olabilir mi?

9. Hatalarınızı görmenizi sağlar.

Günlük tuttuğunuzda, yaptığınız iyi şeylerin dışında, eğer kaydeder ve üzerinde düşünürseniz, daha iyi yapmanız gereken şeyleri de görmeniz mümkün olur. Durumlar karşısında ne tür davranış ve yaklaşımları benimsediğinizi anlamanızı sağlar. Bir tür kendini tanıma rehberidir. Bunun ötesi, kişinin önce kendisiyle sonra da başkalarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmaya yelken açmasıdır. Kendinizde ve başkalarında keşfettiğiniz her şey farkındalığınızı geliştirir. “Bilme” halinden “olma” haline doğru yol alırsınız.



10.  Geleceğinizi, geçmişe dönüp bakacağınız yerde bırakırsınız.

Günlük tuttuğunuz zaman, birkaç yıla kalmadan, kişisel anlamda nasıl bir ilerleme kat ettiğinizi görebilirsiniz. Daha önce gittiğiniz bir yere bir daha gittiğinizde, bir önceki gidişinizde ne gördüğünüzü ya da ne hissettiğinizi kıyaslayabilirsiniz. Belki sadece kendinize değil, gelecek nesillere de ışık tutacak, geçmişte sizin nasıl bir hayat sürdüğünüze dair kıymetli bilgiler bile bırakmış olabilirsiniz.

Peki, günlük tutmaya nasıl başlayalım?

Her gün düzenli olarak 20 dakikanızı ayırmak, verim almak için uygun bir süre. Herhangi bir yerde başlayabilirsiniz. Yazım hatalarına ya da gramer kuralların takılmayın. “Şöyle olmalı” ya da “İdeali budur” şeklindeki davranış kalıplarını izlemeden beyni özgür bırakmanın yolu, hızlı yazmaktan geçer. Eğer isterseniz, günün, haftanın ya da ayın konusu (öfke, huzur, değişim, korku, yaşam amacı vb…) belirleyin ve o konuda yazın. Seçtiğiniz konuda yazmaya başladınız ama fark ettiniz ki, daha fazla yazmak size kendinizi çok da iyi hissettirmeyecek; o zaman yazmaya devam etmeyin, durun! Günlük tutmanın en önemli kuralı, herhangi bir kuralının olmamasıdır.


Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com'a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.