Yazan: Psk. İpek Şensu – 16 Kasım 2017

Zorbalık,

  • aralarında fiziksel ve psikolojik anlamda eşitsizlik olan bireylerden
  • kışkırtma olmaksızın
  • güçlü olanın güçsüz olana
  • düzenli olarak uyguladığı ve
  • güçsüz olan tarafta korku ve endişe yaratan

 

olumsuz davranışlar olarak tanımlanabilir.

Fiziksel ve sözel saldırı, sosyal dışlama, dedikodu yayma, istenileni yapmadığı taktirde arkadaşlığı bitirme tehditi, isim takma, hakaret etme, cinsel tacizler gibi davranışlar zorbalığa örnek verilebilir.

Yani bireylerin birbirine kazara zarar vermesi ya da bireylerin eşit güçlere sahip olması ya da bu olumsuz davranışların sadece bir kere uygulanmış olması zorbalık kavramı dahilinde değildir.

Zorbalık kavramı, genellikle okullarda, yani öğrenciler arasında gerçekleşen saldırganlık durumlarında kullanılır. Olumsuz davranışlar arasında psikolojik ve fiziksel saldırı ve yıldırmayı içeren davranışlar vardır.

Akran zorbalığı, anaokulundan liseye kadar her yaşta yaşanabilen bir durumdur.

Yapılan çalışmalarda, fiziksel zorbalığa erkekler daha çok maruz kalırken, kızların psikolojik zorbalığa daha çok maruz kaldıkları görülmüştür.

Her çocuk “kurban” olmaya meyilli midir? Yoksa belli “kurban” çocuklar mı vardır?

Bazı araştırmaların sonunda belli davranış örüntülerine ve kişiliklerine sahip çocukların “kurban” rolü oynadıkları görülmüştür.

1) Ailevi etmenler

Yapılan bazı araştırmalarda, zorbalığa maruz kalan erkek çocuklarının, babalarındansa anneleriyle daha yakın oldukları görülmüştür. Bu anneler, çocuklarını kontrollü ve sınırlayıcı bir tutum içinde yetiştirmişlerdir. Babalar ise çocuğa karşı sinirli ve katı bir tutum içindedir. Ayrıca yine aynı çalışmalarda, ebeveynlerin “kurban” çocukların hayatında ve davranışlarında kontrol kurdukları görülmüştür.

Başka bir çalışmada da kurban rolündeki kız çocuklarının annelerinin kızlarına reddedici ve düşmanca bir yapıda olduğu görülmüştür.

2) Kişisel etmenler

Benlik algısı, kişinin kendisi ile ilgili olumlu ve olumsuz algılarıdır. Çok küçük yaşlardan itibaren bulunduğu çevreye bağlı olarak gelişir. Kişi kendisini “Ben önemliyim.”, “Ben seviliyorum.”, “Ben kırılganım.”, “Ben değersizim.” gibi olumlu ya da olumsuz kalıplarla tanımlamayı öğrenir.

Akran zorbalığına maruz kalan çocukların benlik algılarının düşük olduğu saptanmıştır. Yani kendisini değersiz, önemsiz, sevilmeyen biri gibi gören çocukların akran zorbalığına maruz kalma oranlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

“Kurban” çocukların çoğunun sessiz, kaygılı ve duyarlı olduğu ve çeşitli psikososyal sorunlar yaşadığı bilinmektedir.

Yapılan diğer çalışmalarda bu çocukların, okulda daha az arkadaşı olanlar olduğu sonucuna varılmıştır. Okulda yalnız dolaşanlar bu tür saldırılara hedef olmaya daha açıktır. Bir ya da daha fazla arkadaşı olan öğrenciler, diğer öğrencilerden gelen saldırılardan bir nevi ‘korunmaktadırlar’.

Zorbalık neden önemlidir?

Anlık fiziksel saldırıların çok önemli olduğu, şüphesiz herkesin kabul ettiği bir gerçek. Ancak aileler, fiziksel olmayan saldırıları (dışlanma, alay edilme, tehditler vb.) çocukları söylemeden fark etmezler ya da bunu çocukların kendi aralarında çözmelerini isterler. Bu bazı durumlar için uygun bir düşüncedir, ama çözülemeyecek sorunlarda ailelerin duruma müdahalesi önemlidir.

Akran zorbalığı, birey büyüdüğünde, devam eden psikolojik sorunlara sebep olabilir. Yaşadıkları yoğun stres, ileride depresyon ve kaygı bozukluklarına meyilli bireyler olmalarına sebep olabilir.

Çocuğunuzun zorbalığa maruz kaldığını nasıl anlarsınız ?

Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar okula gitmekten kaçınabilir, servise binmek istemeyebilir. Ani bir değişim geçirebilirler. Sessizleşebilir, durgunlaşabilirler. Akademik başarıları düşebilir ya da kendilerini başarısız görebilirler.

Ne yapmalı?

Akran zorbalığı ile mücadelede okul yönetimi, öğretmenler ve ailelerin birlikte hareket etmesi çok önemli.

Aileler çocuklarıyla konuşmalı, hergün okulda geçirdikleri zaman ile ilgili sorular sormalıdırlar. Teneffüslerinde, öğle aralarında, okula gidiş gelişlerinde neler yaşadığını dikkatle dinlemeli, arkadaşları ile ilgili sorular sormalıdırlar.

Çocuğun “zorbalık” kavramını bilmesi, zorbalığı yaşadığını anladığında bununla mücadele etmesinde büyük önem taşır. Açık açık ona zorbalığın ne olduğunu anlatın. Bu durumun normal ve yaşanılması gereken bir şey olduğunu düşünmemesini sağlayın. Çocuklar bazen “kurban” olduklarında sorunun kendilerinde olduğunu düşünebilirler. Sorunun onda olmadığını anlatın. Zorbalığa maruz kaldığında ne yapması gerektiğini söyleyin. Her zaman önce size gelmesi gerektiğinden emin olsun.

Eğer zorbalığa maruz kalan bir çocuğunuz varsa onu sakince dinlemeye özen gösterin. Öfkelenerek, okul yönetimini ya da çocuğunuzu suçlayarak çocuğunuzu daha da korkutabilirsiniz. Sakince olayın bütün ayrıntılarını dinleyin ve sorular sorun. Okul yönetimi ve rehberlik servisiyle iletişime geçin.

Kaynaklar:

http://www.egitimpedia.com/okulda-zorbaligi-onlemek-icin-5-oneri-2/

Özen, D. S. (2006). Ergenlerde akran zorbaligina maruz kalmanin yas, çocuk yetistirme stilleri ve benlik imgesi ile iliskisi. Türk Psikoloji Dergisi, 21(58), 77-98. Retrieved fromhttps://ezp.isikun.edu.tr:2310/docview/922379160?accountid=16277

Burnukara, P., & Uçanok, Z. (2012). Okul ortami ve sanal ortamda meydana gelen akran zorbaligi ne ölçüde örtüsüyor? Türk Psikoloji Dergisi, 27(69), 81-100. Retrieved fromhttps://ezp.isikun.edu.tr:2310/docview/1030258654?accountid=16277

Kapcı, E. G. (2004) İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalma Türünün ve Sıklığının Depresyon, Kaygı ve Benlik Saygısıyla İlişkisi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 1-13

Uludağlı, N.P., Uçanok, Z. (2005). Akran Zorbalığı Gruplarında Yalnızlık ve Akademik Başarı ile Sosyometrik Statüye Göre Zorba/Kurban Davranışlarının Türleri. Türk Psikoloji Dergisi, 20(56), 77-92.

 

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.