Yazan: Sibel Şensu – 28.11.2016

Gençliğe ilerleyen çocuğunuzun hayatında lise yıllarından itibaren romantik duyguların önemli bir yer tutmaya başladığını göreceksiniz. Daha küçük yaşlarda, hayranlık ve beğeni gibi yoğun duygular ve platonik aşklar hisseden çocuklar birkaç yaş büyüdükten sonra, duygularını açıklama ve hoşlandığı kişiyle bir araya gelme dürtüsü hissetmeye başlarlar. 

Ancak aşk, çok güçlü bir duygudur; bazen etkisi aldığı insana yolunu şaşırtır ve oradan oraya savurabilir. İşte o zaman,çocuğunuzun karmaşık duygular altında ezilir gibi olduğunu görür, üzülürsünüz. İşler istediği gibi gitmediğinde, acı çekmekte, kaygı duymakta, kırık dökük ve kendine güvensiz dolaşmakta, hiçbir şeyden zevk almamakta olabilir. Bu durumda ilk yaklaşımınız, onun hislerini anlamaya çalışmak ve yargılamamak olmalıdır. Destek olduğunuzu, elini uzattığında dokunacağı mesafede olduğunuzu hissetmesi, ona yapacağınız ilk ve belki de en büyük yardımdır. İçinde bulunduğu durumu değerlendirmesi için ona alan sağlamanız gerekir. İlişkisi üzerinde düşünebilmeyi, durumunu analiz edebilmeyi ve karar verebilmeyi böyle öğrenecektir. 

Tavırlar Bir sonraki adımda, ilişkisini değerlendirmesinde ona yarar sağlayabilecek bazı konuları konuşabilirsiniz. Bunlardan biri, ikili ilişkilerde tarafların birbirine ve kendi kendilerine nasıl davrandığı konusudur. Bir ilişkide şu dört soru önem taşır: 

“İlişki sırasında kendime davranış şeklimden memnun muyum?”

“İlişki sırasında karşımdakine davranış şeklimden memnun muyum?”

“İlişki sırasında karşımdakinin bana davranış şeklinden memnun muyum?”

“İlişki sırasında karşımdaki kişinin kendisine davranış şeklinden memnun muyum?”

Diğer bir deyişle,

“Bir ilişkide kendimi ve karşımdakini eşit mi kabul ediyorum?”,

“Eşit muamele mi yapıyorum?”,

“Anlattıklarını dikkate değer buluyor muyum?”,

“Bana empati ile yaklaşıyor mu?”,

“Sorumlulukları eşit şekilde paylaşıyor muyuz?”

Eğer çocuğunuzun bu sorulara yanıtı evetse, “ilişkisi olumlu gidiyor” diye düşünülebilir.

Buna karşın, kendisini bu ilişkide ezik veya geri planda hissediyorsa veya çoğunlukla karşısındakinin isteklerine uyuyorsa ya da uymadığı takdirde olay çıkıyorsa, “bu ilişkide halledilmesi gereken sorunlar var” gibi görünmektedir. Şefkat ve aşk, kötü muamele görmek, incitilmek, tek taraflı ve sürekli fedakarlık yapmak için bir bahane olmamalıdır. Gençliğe ilerleyen çocuğunuz bir ilişkiyi bu dört bakış açısı ile değerlendirme becerisini elde etmelidir.

Paylaşım Şimdiye kadar çoğunlukla kendisini kollayan çocuğunuzun bundan böyle ilişkisinde yapması gereken şey, “üç” tarafın çıkarlarını da eşit olarak gözetmesidir. İlişkisinde yer alan bu üç taraf, “ben”, “sen” ve “biz” taraflarıdır. İyi giden bir ilişkide her üç tarafın ihtiyaçları karşılansa da, zaman zaman bunu başarmak zor olacaktır. O durumda şuna benzer yakınmalar başlar;

“Hep senin istediklerin oluyor!”

“Her şeyi ben halletmek zorunda kalıyorum!”

“Kendi başıma bir şey yapamıyorum, hiç rahat kalamıyorum!”

“Sen hep kendi hayatını yaşıyorsun, ben kendiminkini… Ortak bir şey yapamıyoruz!”

Paylaşımla ilgili bunlardan birine benzer bir yakınma dile getirildiğinde, tarafların birlikte oturması, sorunu tartışması ve orta yolu bulması gerekir. Eğer taraflardan biri paylaşım şeklinden memnun değilse ve çözüm sağlanamıyorsa, ilişkinin geleceği tehlikede demektir.

Karşılıklı çıkarları gözetme Bir ilişkinin güzel gitmesi için tarafların, ilişkideki eşitliği sürdürmek için çaba göstermeleri gerekir. Yani iki taraf da, hem kendisinin hem de karşısındakinin iyi hissetmesi için elinden geleni yapar, karşısındakinin hassasiyetlerine, önem verdiği konulara özen gösterir. Sorunlar olduğunda, her ikisinin de işine gelecek çözümler üretmeye gayret eder.

Bununla ilgili örneklerden biri, cinsellik söz konusu olduğunda yaşananlardır.Gençlik yaşına doğru ilerlerken cinsellik, giderek merak edilen ve aktif adım atılması istenen bir konu haline gelir. Bu durumda ebeveynlerin kendi görüş ve yaklaşımlarını açıklamaları gerekir. Aşkın cinsel ilişki yaşanmadan da var olabileceği, cinselliğin aşkın ve ilişkinin garantisi ve zorunlu bir parçası olmadığı ve en güvenlisinin ölçülü bir cinsellik olduğu anlatılmalıdır. Buna ek olarak, gençlerin güvenli cinsel ilişki, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve hamilelikten korunma yöntemleri hakkında da bilgilendirilmesi gerekir. Düzgün bir ilişkide, eğer cinsellik yaşanıyorsa, iki taraf da güvenli şekilde sürdürülmesine özellikle önem verir.

Karşılıklı çıkarları gözetme söz konusu olduğunda gençler, her iki tarafa da mutluluk verecek ve tehlikeye atmayacak bir ilişkinin şart olduğunu bilmelidirler. Taraflardan birinin istediği ve diğerini zorunlu bıraktığı bir davranış, sağlıklı bir ilişkide yer alamaz. ,

İlk aşk, genellikle hayat boyu süren bir aşk olmaz. Ama ilk aşkta ve ilk ilişkilerde yaşananlar kişileri hayat boyu etkileyecek izler bırakırlar. Ergenlikte ve ilk gençlikte yaşanan ilişkiler,bir ilişkide tarafların tutumlarının nasıl olması, iki kişi arasında ne tür paylaşımlar yaşanması gerektiği ve ilişkilerde karşılanması beklenen temel ihtiyaçlar konusunda önemli deneyimler kazandırır. İyi deneyimler olgunlaştırır ve daha sonraki kalıcı aşk ve sevgiye giden yolu aydınlatır. Aşk, yoğun yaşanan bir duygudur ve duygusal kırılganlığı artırdığı bir gerçektir. Canınızı en çok acıtacak olan kişi, en çok sevdiğiniz kişidir.Aşkınız yoğunlaştıkça canınızın yanma ihtimali de artar. Buna rağmen aşk,hayattaki en özel duygulardan biridir ve bir kez bile olsun yaşanması hayata katılan bir zenginliktir. Evet, canın acıyacağı bir gerçektir ama yine de gençler, bir başka kişinin onları fiziksel ya da duygusal olarak hırpalama hakkı olmadığını ve kötü muameleyi kabul edemeyeceklerini bilmelidirlerKendileri de başkalarının duygularına ve varlığına saygı göstermelidirler.

Okuma Arşivi:

Pickhardt CE. Surviving Your Child’s Adolescence. Wiley, 2013.

Furman W et al. The Development of Romantic Love in Adolescence. Cambridge University Press, 1999.

Furman W. The Emerging Field of Adolescent Romantic Relationships. Curr Directions in Psychol Sci 2002; 11 (5):177-80.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.