Yazan: Sibel Şensu – 17 Ağustos 2017

İlk Karadeniz yaylaları gezimizden iki yıl sonra, bu kez deneyimli olmanın verdiği güvenle daha zorlu bir parkuru tamamlamak üzere büyük bir hevesle tekrar yaylalara gittik. Kızımız lisenin sonlarına yaklaşmıştı. Bir önceki rehberimiz Osman bizi bekliyordu. O zamanlar kendi tur şirketini kurmuştu. Bizde onun ilk konuklarından olduk. Bize tamamen yürüyerek tamamlayacağımız bir rota çizmişti. Trabzon’da havaalanında buluştuk ve turda beraber olacağımız kişilerle birlikte minibüsle Marselevat Vadisi’ne gittik. Bir ailenin işlettiği küçük bir otelde konakladık. Ertesi gün eşyalarımız bir katıra yüklendi. Yolculuğumuz başladı.

Haritada, “gezi güzergahı” olarak işaretlediğim yolda incecik patikalardan, dik tepelerden, dar geçitlerden geçiyor, sonra birden yemyeşil yamaçlarla ya da buz gibi suyla dolu bir gölle karşılaşıveriyorduk. Göz alabildiğine düzlüklerde binbir çeşit çiçek bizi bekliyordu. Karşıda hala karlı Kaçkarlar görünüyordu. Arada sis bastırıyor, önümüzü göremiyorduk. Bazen naylon yağmurlukları üzerimize geçiriyorduk ani bastıran yağmurdan korumak için. Hemen ardından soyunup dökünüyor güneşle ısınıyorduk. 

Dar patikalarda yayla sakinleri ile karşılaşıyorduk ara ara. Yayladan köye inen yöresel giysileri içinde bir grup genç kız, sırtlarında öbek yaptıkları ağaç dalları ile yürüyen Karadeniz’in çalışkan kadınları ya da keçileri ile bir yerden bir yere giden bir yaşlı adam.   

Yaşlı kadınlar fotoğraflarının çekilmesinden hoşlanmıyorlardı. Genç kızlar ve çocuklar ise güleç yüzleri ile poz veriyorlardı. Bu yollarda yabancılar o kadar da sık dolaşmıyordu. Belki de bu yüzden herkes ilgiyle ve sempatiyle karşılıyordu bizi. 

Yürüyüşümüzün üçüncü gününde, yorucu bir parkurun bitiminde, büyülü bir film sahnesine düşmüş gibi olduk. Sisler altındaki Didigola Yaylası’na ulaştığımızda, bizi önce ıssız gibi duran taş evler karşıladı. Sonra burada dünyanın geri kalanından uzakta bambaşka bir zaman diliminde yaşıyor gibi görünen yayla halkı ile karşılaşmaya başladık. Yaşam sakin ve yavaş akıyor gibiydi. Her geçtiğimiz evden sıcak davetler aldık, çaylarını içtik, sohbetler ettik. 

Üç gece mütevazı bir yayla evinde konakladığımız Didigola’da geceleri yayla halkından konuklarımızla beraber oturduk, eğlenceli oyunlar oynadık; sabahları taze sütle, tereyağıyla kahvaltımızı yaptık. Yaylanın birbirinden güzel çocuklarını, birer hayal olmadıklarını kanıtlamak istercesine, fotoğraflara kaydettik. 

Üç günün sonunda tekrar yollara düştük. Yolumuz bizi Altıparmak Dağları’nda bir ev – pansiyona ulaştırdı. Burada geçirdiğimiz iki gün ev sahiplerimiz, evin yaşlı ninesi, kızımızla neredeyse aynı yaştaki genç kızı ve iki ergen oğlu idi. Nefis yöresel yemeklerimizi, okumaya ve dünyaya açılmaya istekli genç kız yapıyordu. 

Gece olunca kızımız ve evin üç çocuğu iskambil oynuyordu; hep birlikte gülüp eğleniyorduk. Kızımız hayatında ilk kez, kısacık da olsa, inek sağmayı denedi.

İki günün sonunda elimizdeki kitapları evin genç kızına bırakıp tekrar yola çıktık. Sular aştık, dereler geçtik, tırmandık, zorlandık, ama bir an olsun pişmanlık duymadık.

Bu, gerçekten zorlu bir geziydi ve yaşam şartları alışık olduğumuz düzenin oldukça dışındaydı. Özellikle temizlik konusunda beklentilerimizi oldukça aza indirmek zorundaydık. 

Yine de mutlu olduk ve sıkıntıları güler yüzle atlatmayı başardık. Sanırım bunun en büyük nedeni rehberimizin sıcak, samimi, içten tarzıydı. Ona duyduğumuz sevgi birçok zorluğu atlatmamızı ve sıkıntıları hoş görmemizi sağladı.

Kızımızın bu deneyimi yaşamış olmasından mutluluk duyuyorum. Uygun bir turla ve iyi bir rehberle yapılan böyle bir tura ergenlik çağındaki çocuklarımızın kolayca uyum sağladığını ve hatta çok eğlendiğini görmüş olduk. Bu tür bir tatilin kişisel gelişimlerine bir çok katkısı olacağı da kuşkusuz bir gerçek. 

Tüm çocuklarımızın onları zenginleştirecek deneyimler yaşamaları dileğiyle…

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.