Yazan: Prof. Dr. İbrahim Öztek * – 24 Temmuz 2017

Sigara, alkol ve uyuşturucu maddelerden birinin kısa veya uzun süre, az veya çok miktarda kullanımı sonucu, insanın merkezi sinir sisteminde meydana gelen tahribata bağlı olarak, kendi başına karar verebilme (otonomi) yeteneğinin ortadan kalkması, kişiliği oluşturan özel karakteristik yapısının kaybolması, insani değerlerinin kısıtlanması ve özgürlüğünün sınırlanması sonucu ortaya çıkan yeni davranış biçimine Madde Bağımlılığı denir.

BAĞIMLILIKLA İLGİLİ ÜÇ ANA MADDE

Bağımlılık sigara ile başlar. Bağımlılığın en basit örneği olan sigara, en yakınımızdaki arkadaşımızın “yak bir tane, bir taneden ne çıkar” sözleri ile ömür boyu yakamıza yapışır. 

Sigarayı takip eden bağımlılık maddesi alkoldür. Ona da sigara gibi arkadaş çevresi veya aile içinde alkol alanlar vasıtası ile alışılır. Aileden uzak, problemli gençler, bağımlılıkla daha kolay tanışırlar. 

Daha sonra ağızdan ve damar yolu ile alınan ağır bağımlılık maddeleri sırayı alır. Bunlarda da lise ve onu takip eden üniversite yıllarında yine % 70 oranla arkadaş çevrelerinin rolü bulunmaktadır.

UYUŞTURUCU MADDELER VE BAĞIMLILIĞIN NEDEN OLDUĞU TAHRİBAT 

Uyuşturucu maddeler, 

  • İnsanın fiziki, psikolojik ve sosyal yapısı üzerinde kötü etkiler oluşturan; 
  • kişinin özellikle merkezi sinir sistemini, yani beynini etkileyen; 
  • toplumda ekonomik, sosyal ve ahlaki çöküntülere neden olan; 
  • kanunlar tarafından yapımı, kullanımı, bulundurulması, taşınması ve satışının yasaklandığı maddelerdir.

Uyuşturucu, insan eli ile üretilen; insanı insanlığından eden; insanın masumiyetini yok eden; insanın özgürlüğünü, hür iradesini, insani yüksek değerlerini ve erdemlerini elinden alan, en acımasız ve kahredici bir canavardır. 

İLGİLİ KURUMLAR

  • TUBİM (Türkiye Uyuşturucu ve  Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi)
  • Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele
  • Adalet Bakanlığı
  • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
  • Milli Eğitim Bakanlığı
  • Sağlık Bakanlığı
  • AMATEM
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
  • RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurumu)
  • Belediyeler
  • Üniversiteler
  • Yeşilay
  • Kızılay
  • Anadolu Aydınlar Ocağı ve diğer Sivil Toplum Örgütleri

UYUŞTURUCU KULLANIMINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER

Bugün devletler, bozulmuş insan sağlığını düzeltmek için bütçelerinden çok büyük paylar ayırırken, sağlığın korunması için aynı duyarlılığı göstermemektedir. 

Sosyal ve ekonomik düzeyleri düşük toplumlarda, aynı zamanda eğitim ve kültür eksikliği, insanları suç işlemeye ve kötü alışkanlıklara yöneltmektedir. Yine bu toplumlardaki ortam koşulları, uyuşturucu alışkanlığı ve kullanımını da teşvik etmektedir.

ETKİLERİNE GÖRE UYUŞTURUCULAR

  • Uyuşturan,
  • keyif veren,
  • kışkırtan,
  • yatıştıran, 
  • hayal gördüren ve 
  • uyanıklık sağlayan maddelerdir.

UYUŞTURUCUNUN ALIM ŞEKİLLERİ

  • AĞIZDAN – tablet şeklinde yutarak
  • SOLUNUM İLE – koklama / sigara ve nargile ile
  • MUKOZALARDAN – burun ve ağız mukozasından
  • KAN YOLU İLE – damardan enjeksiyonla

UYUŞTURUCU MADDELER

I. TÜTÜN

Tütün bitkisi (Nikotina tabacum); içinde çeşitli psikoaktif uyuşturucular bulunan bir maddedir. 

Tütün ürünleri içinde 4000’e yakın kimyasal madde vardır. Nikotin, tüm bağımlılık yapan maddelerin en zehirlisi ve bağımlılık yaratanıdır. 

Sigara, uyuşturucu etkisi yapar. Yapılan araştırmalara göre, sigara beyinde uyuşturucununkine benzer bir etki yaratır ve beyin dokularında kimyasal değişiklikler oluşturur. 

Tütün, başlıca akciğer, kalp – damar hastalıkları ile doğrudan kanserden sorumludur. Türkiye’de sigaraya bağlı akciğer kanseri ve kalp damar hastalıklarından yılda 200.000 kişi hayatını kaybediyor. Sigara içenin yanında yaşayanlar da pasif içici olarak aynı riski taşıyor. Günde 1 paket sigara içen bir kişi, içmeyene oranla 10 misli kansere yakalanma riski altındadır.  

2005’te Türkiye’de sigaraya 9 milyar dolar, yol açtığı zararlara 5 milyar dolar harcandı. 

Sigara içen kadınların çocukları ölü veya sakat doğar. Sigara içen annenin çocuğu sigara alışkanı olarak doğar. Çünkü anne kanındaki nikotin çocuğa da geçer. Çocuk, anne sütünden de sigara tiryakisi olabilir. 

Her yıl 600.000 çocuk sigaraya başlıyor. Deneyen 4 kişinin 3 tanesi tiryaki oluyor.

SİNSİ TEHLİKE NARGİLE

Nargile, marifetmiş gibi, üniversite öğrencileri arasında yaygın hale geldi. Her yer “Nargile Kafe” ile doldu. 

Nargilenin marpuçu (ağızlığı) içinde, yok edilemeyen 40 çeşit mikrop ve virüs barınmaktadır. Onu herkes ağzına alıyor ve dumanla birlikte ciğerlerine çekiyor.

II. ALKOL Alkol, dünyadaki en eski ve en geniş şekilde kullanılan uyuşturucu türüdür. Kanunların yaş sınırlaması olmasına rağmen alkol, gençler tarafından çok kolay elde edilebilmektedir. Araştırmalara göre gençler alkolü genellikle evde bulurlar ve ev içerisinde tüketirler. Bira ve”alkolsüz” denilen bira, alkolizm ve uyuşturucu batağının başlangıç basamağıdır. 

Alkol; başlıca mide ve bağırsak iltihabı (gastrit – kolit), karaciğer iltihabı (siroz) ve mide – pankreas – karaciğer kanserlerinin sorumlusudur. 

Sigara ve alkol, insanın seks gücünü azaltır ve kısırlaştırır. 

Alkol içenin beyni uyuşur, ne yaptığını bilmez, saldırgan olur, büyük suçlar işler, her an katil olabilir. 

Alkol sebebiyle aile içinde sevgi ve saygı biter, aile fertleri birbirine düşman olur. En büyük aile faciaları alkolden kaynaklanır. 

Alkol, her an bir felaketin davetçisidir. Alkol, beyin hücrelerini öldürür, akciğerleri alev alev yakar, midede ülser/kanser, karaciğerde hepatit/ağır iltihap, siroz ve kanserin nedenidir.

III. KOKLAMA KİMYASALLARI

  • Bunlar, yapıştırıcılar, kokulu gazlar, çakmak gazı ve kuru temizleme sıvısı gibi yaygın kullanılan ürünlerdir.
  • Bu kimyasallar, psikoaktif buharlar çıkarırlar.
  • Merkezi Sinir Sistemi üzerine baskılayıcı etki yaparlar.
  • Koklayanlar, beyin ve kalp hasarına uğrar.
  • Özellikle halojenli solventlerin koklanması ölüm riski taşır.
  • Koklama kimyasalları arasında en sık kullanılan ve karşılaşılan, toluen tipi yapıştırıcılardır.
  • Tiner, toluen’i de içeren bir solventtir.

Bunun yanı sıra silgi, kalem ve yapıştırıcı gibi pek çok kokulu okul gereçlerini koklamaktan zevk alan körpecik öğrencilerin yeterince uyarılmamaları sonucu, yeni yeni maddelere bağımlılıklar ve bağımlı grupları oluşmaktadır.

TİNER

Ucuz olup, kolay bulunabilen, körpecik çocuklarımızı, “bizim çocuklarımızı”perişan eden; çocuklarımızı sokağın bir parçası haline getiren; çocuklarımızı insanlıktan eden; çocuklarımızı canavarlaştıran bir maddedir. 

Çok çocuklu, kültürel, sosyal ve ekonomik düzeyleri düşük ailelerin veya aile bağları zayıf, şefkat ve öğrenim olanaklarından yoksun, sokakta yaşamaya başlayan çocukların yeni ortamları kendiliğinden oluşmaktadır. Bu çocuklar,kolaylıkla herhangi bir maddenin bağımlısı haline gelmektedir. 

Tiner, son yıllarda ülkemiz çocukları arasında da yaygın olarak uyuşturucu amaçlı kullanılan bir madde haline gelmiştir. Bu çocuklar suç işlemeye yatkın olup, çocuk suç oranı giderek artmaktadır.

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlıları Araştırma ve Tedavi Merkezi (AMATEM) ve benzeri merkezlere tedavi için başvuruda bulunan çocuk sayısı birkaç bini geçmiştir. Medyada sık sık dramatik tablolar sergileyerek yer alan tiner bağımlısı çocukların sayısı için ise gerçek resmi bilgiler yetersizdir.

Aile şefkatinden yoksun, yoksul, başıboş bırakılmış, bir kısmı ise mendil veya ciklet satma, ayakkabı boyama, otomobil camı silme şekli ile sokakta çalıştırılmaya alıştırılan çocukların büyük bir kısmı, önce küçük gruplar halinde çeteleşmekte ve öncekilerin etkisi ile madde bağımlısı haline gelmektedir. 

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerimizde yılda 5.000 kapkaç ve 15.000 yankesicilik gibi suçlar işlenmektedir. Ülkemizde bir yılda suç işleyen çocuk sayısı 50.000’i bulmaktadır. Yaklaşık 40.000 çocuk ise sokakta yaşamaktadır. Bu onbinlerce çocuk, ileride kendilerini esrar,eroin, kokain ve diğer benzeri zehirlerin içinde ve pençesinde bulacaktır. 

Suç işleme yaşı ise artık 7 – 8 yaşına kadar düşmüştür. Bu çocukların bir kısmı kötü niyetli kişilerce kapkaç, hırsızlık ve gasp gibi suçlara teşvik edilmekte, işlenen suçlar, öldürmeye kadar varmaktadır.

IV. NARKOTİK MADDELER

Morfin
 türü ağrı kesici, doğal, yapay veya yarı yapay madde ve ilaçların tümüne narkotiklernarkotik analjezikler veya opiyatlar denir. 

İlaç bilimciler (farmakologlar), narkotik maddeleri acı dindiren, acıyı hafifleten ve uyku veren maddeler olarak sınıflandırırlar. Ancak bu maddelerin (drogların) hepsi, narkotik (uyuşturucu) özelliğe sahip değildir. Örneğin, kokain uyarıcı; esrar ise hayal gördürücü (halusinojen) etkiye sahiptir. 

Narkotik maddeler, Merkezi Sinir Sistemi / beyin üzerine baskılayıcı (deprese) etki göstererek acıyı dindirir, uyuşukluk ve uyku verirler. 

Narkotik maddelerin devamlı kullanımı, daima korkunç bir sonuca, yani fiziksel bağımlılığa götürür. Göz pupillalarında / bebeğinde iğne başı kadar daralma, solunum yetersizliği, uyuşukluk gibi belirtiler görülürse, morfin ve benzeri zehirlenmelerden şüphe edilebilir.

UYUŞTURUCU MADDE SORUNU

Uyuşturucu maddenin 3 cephesi vardır.

1. Talep,

2. Üretim, kaçakçılık ve temin sorunu,

3. Kullanım, bağımlılık sorunudur.

Uyuşturucu madde sorunu, tüm ülke ve toplumların ortak sorunudur ve insanlığa karşı işlenen bir suçtur. 

Yılda en az 200 milyon insan, bağımlılık yapan maddelerden birini denemektedir. Son dönemde, hırsızlık, gasp veya kapkaç yapan suçlular, uyuşturucu satan şebekelerin içinde de yer almaktadır. İşsiz güçsüz eski bağımlılar, sonradan servet hırsı ile satıcı olmaktadırlar.

Dünya Uyuşturucu Kontrol Kurulu’na göre; talep, üretim ve kullanım sürekli artırmaktadır. Buna bağlı olarak, mücadele alanı da genişlemektedir. 

Polis, proje dahilinde 2015 yılına kadar 750.000 insanımıza ulaşarak onları madde bağımlılığı konusunda bilgilendirmiştir. Bu kişiler; aileler,öğretmenler, kamu görevlileri, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerdir. 

Ayrıca, eğlence mekânlarının çalışanlarına, öğrenci servis şoför ve hosteslerine, cezaevi çalışanlarına, kargo çalışanlarına bireysel ve toplu olarak; maddeler, bağımlı profilleri ve iş yeri riskleri hakkında seminerler verilmiştir.

UYUŞTURUCU MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI

1- Afyon ve türevleri

  • afyon
  • morfin
  • kodein
  • metadon
  • eroin

2- Kenevir ve türevleri

  • reçine esrar
  • toz esrar
  • pres esrar
  • gonca esrar
  • likit (sıvı) esrar

3- Uyarıcılar

  • amfetamin
  • kokain
  • kafein

4- Sentetikler

  • ecstasy (mdma)
  • captagon
  • methamfetamin
  • lysergic asid diethylamid (lsd)
  • gamma hydroxybutyrate (ghb)
  • ketamine hydrochloride (ketamin)
  • phencylidine (pcp)

5- Sakinleştiriciler

  • barbituratlar
  • trankizanlar
  • sedatifler

AFYON VE TÜREVLERİ

Haşhaş:
 Yaprakları almaşık ve düzensiz, parçalı bir bitkidir. Tek çiçek açar. Meyvesi kapsül şeklindedir. Doğu haşhaşının (papaver somniferum) beyaz çiçekli çeşitinden afyon elde edilir. Kırmızı çiçekli çeşidinden de afyon çıkarılır, ama bunun değeri azdır.

Afyon (opium): Değişik haşhaş türlerinin özellikle beyaz haşhaşın kapsüllerinden akan sütün yoğunlaşıp katılaşmış halidir.

Morfin: Afyonun içinde bulunan bir (alkaloid) maddedir.

Eroin: Afyonun içinde bulunan morfinden kimyasal yolla elde edilir. Açık saman rengi, saz rengi veya beyaz olabilir.

Afyonun keskin, hoş olmayan kokusu ve acı bir tadı vardır. Bileşiminde takriben; % 10 morfin, % 5 kodein, % 6 narkotin bulunmaktadır. Ayrıca,afyonun içeriğinde şeker, protein, kauçuk yağı gibi maddelerle birlikte sayıları 25’i geçen alkaloid denilen zehir mevcuttur. Afyonun en önemli ve başlıca alkaloidi morfindir.

KENEVİR VE TÜREVLERİ (Kenevir/kannabis/esrar ana maddesi)

Esrar: 
Dünyanın hemen tüm coğrafi kesimlerinde yetişebilen kenevir bitkisinden elde edilmektedir. Bitkinin öz suyunda bulunan uyuşturucu aktif maddesi tetra hydro cannabinol’ün bitkinin işlenmesi sonucunda kullanımı mümkün olmaktadır.

Reçine esrar: Kenevir bitkisinin yapraklarının üzerindeki reçinenin çıkarılmasıyla elde edilen esrara “reçine esrar” denir.

Toz esrar: Kenevir bitkisinin yapraklarının toplanarak kurutulması sağlandıktan sonra elekten geçirmek suretiyle elde edilen esrara “toz esrar” denir.

Pres esrar: Kenevir bitkisinden elde edilen maddenin nakliyesini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli şekillerde preslenmesi sonucu oluşan esrara “pres esrar” denir.

Gonca esrar: Kenevir bitkisi içerisindeki aktif maddenin fazlaca bulunduğu üst yapraklardan elde edilen esrara “gonca esrar” denir.

Sıvı esrar: Kenevir bitkisinden elde edilen esrarın damıtılmasıyla “likit esrar” elde edilir.

Esrar (marihuana/marijuana, haşiş, haşiş yağı): Kenevirin yaprak,sap ve çiçeklerinden yapılan karışımdır. Bu kurutularak sigara gibi sarılır ve içilir (joint).

Haşiş (esrar): Hint keneviri çiçek ve yapraklarının kurutulup,doğranması veya havanda dövülüp, kaba tülbentten geçirilmesi ile elde edilen yeşil veya gri bir karışımdır. Kolaylıkla kırılabilen esrar rengindeki topaklar halinde hazırlanır. Torba içinde veya preslenmiş bir biçimde satılır.Kurutulup, toz haline getirilirse, esrarın rengi koyu yeşil olur. Genelde tütüne karıştırılıp, sigara gibi içilir. Çaya koyup içilir ya da yemekler içine karıştırılarak yenir.

UYARICILAR

Amfetamin, amfetaminler; ruhsal yaşantıyı uyaran ilaçlar arasında yer alır. Amfetaminlerin temel yapısını, fenilatilamin çekirdeği oluşturur. Kimyasal yapılarına göre, uyarıcı etkileri birbirinden farklı, değişik amfetaminler vardır; en çok tanınanları şöyle sıralanabilir: 

  • amfetamin (benzedrin)
  • amfetamin (dexedrine)
  • metamfetamin (desokxyn)
  • metilfenidat (ritalin)
  • fenmezatin (preludin)

Bunlar arasında bağımlılar tarafından yaygın olarak kullanılan, amfetamin (benzedrin) ve d-amfetamin (dexedrine)’dir. 

1920 yılında Amerika’da bulunmuş, narkolepsi adı verilen güçlü bir uyuklama hastalığının tedavisinde; hiperaktif adı verilen, aşırı derecede hareketli olan, çevreye uyumu güç ve okul başarısı düşük olan, beyin zedelenmesi geçirmiş çocukların tedavisinde; bazı sara (epilepsi) türlerinde yardımcı ilaç olarak kullanılır.

Kokain: Koka ağacının yapraklarından çıkarılır. Koka ağacı, Peru kökenli bodur bir bitkidir. 1000 – 3000 m. yükseklikte yetişir. 3 – 5 cm uzunluktaki yaprakları yılda birkaç kez toplanır. Yaprakları, % 0.6 – 1.8 arasında kokain içerir. Güçlü bir uyarıcı olan kokain, ağız yoluyla, kamış ile buruna çekilerek ya da sigara ile içilebilir.

Kahve / kafein: Kahve tohumunda bulunan kafein, kahvenin etkili maddesi olup, Merkezi Sinir Sistemi üzerinde hafif bir uyarıcı etkisi vardır. Kafein, laboratuvarlarda sentez yoluyla da elde edilir. Kafein ve kafein içeren ilaçlar, tıp alanında dolaşım ve solunum sistemini güçlendirici olarak kullanılır.

Sentetikler: Bu maddelerin temel özelliği; ruhsal yaşantıyı bozmalarıdır. Kimyasal yollarla üretilir. Depresantlar (baskılayıcılar), stimulantlar (uyarıcılar), halusinojenler (hayal gördürücüler) olarak sınıflandırılırlar. Günümüzde, tabii narkotikler kadar tehlikeli olan bu maddeler, kötüye kullanımındaki kolaylık nedeniyle, gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.

Ecstasy: 3 – 4 metilendioksimetamfetamin (mdma), yani Merkezi Sinir Sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen, amfetamin türevibir sentetik uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı şeklindedir. Moda olan uyuşturucular grubundadır.

Captagon: Etken maddesi fenetylline olan, sentetik bir uyuşturucudur. Merkezi Sinir Sistemi üzerine uyarıcı etki yapar. Fiziksel performansı yükselttiğinden, günümüzde sıklıkla başvurulan bir doping maddesi olarak kullanılır. Amfetamin’in çok aşırı bağımlılık yapan ve oldukça yüksek zehirleyici özelliği bulunan şeklidir.

LSD (lysergide) (lysergic asid diethylamid)

  • Bilinen halusinojenik / hayal gördüren maddelerin en önemlilerindendir. Lysergic asitten sentezlenir.
  • Lysergic asit çavdar mahmuzundan türeyen bir maddedir.

Sakinleştiriciler: Bu maddeler, morfin yerine geçen sentetik maddelerdir. Bunlar beyaz tabletler şeklinde hazırlanır. Üzerlerine çeşitli renklerde tabakalar da geçirildiği görülmüştür. Günümüzde en az doğal uyuşturucular kadar tehlikeli olan bu maddelerin suistimali gün geçtikçe tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır.

Barbituratlar: Merkezi Sinir Sistemini etkileyerek yatıştırıcı, teskin edici ve uyuşturucu etkinlik gösterirler. Sentetik olarak değişik renk, hacim ve şekillerde kapsül veya tabletler halinde üretilir. Tıp alanında kullanılan 30 kadar çeşidi vardır

Barbituratlar 300 mg. alındığında, derin bir uyku hali meydana getirir, bu durum 4-8 saat arası sürebilir. 1000 mg. alındığında ise ölüm meydana gelebilir. 

Trankizanlar: İnsanları sakinleştirmek, akli ve fiziki uyanıklılığını artırarak, mevcut endişelerini gidermek üzere kullanılır.

Sedatifler: Akli ve fiziki aktiviteyi ve uyanıklığı yatıştıran sentetiklerdir.

İlaçlar: hipnotikler/uyuşturucular

            anksiolitikler/uyuşturucular

İlaç zihin açar mı? 

Anneler babalar, “Çocuğum uyumasın dersini çalışsın, sınavlarına hazırlansın” diyerek uyku açıcı veya zihin açıcı düşüncesi ile kesinlikle çocuklarınıza ilaç vermeyin! Alıyorsa da engelleyin. Bu uygulama, gelecekte bir çeşit bağımlılığı davet edecektir. 

Ayrıca çocuklar, yapay şekerli gıdalar, tuz, ağır yağlar, işlenmiş proteinler, fast food denilen gıdalar ve kızartmalarla da beslenmemelidir. Çocuğa dinçlik kazandıracak ve zihnini açacak ilaçlar, ülkemizde her mevsim bol miktarda yetişen meyvelerdir.

UYUŞTURUCUYA BAŞLAMADA ÖNEMLİ FAKTÖRLER:

1. Bilgisizlik

2. Medyanın etkileri ve özenti

3. Birahane ve benzeri yerler

4. Grup baskıları ve kötü arkadaşlar

5. Merak

6. Moda

7. Çevreye uyma havası

8. Emperyalist devletlerin, sömürdükleri ülke halkını uyutmak için uyguladıkları bir yöntem

UYUŞTURUCU YOLLARI

Avrupa pazarlarının uyuşturucusunun büyük bir kısmı, “altın hilal” yani Pakistan Afganistan ve İran kökenli olup, Türkiye üzerinden geçmektedir. 

Bunun tersi Batı’dan gelen sentetik uyuşturucular da Türkiye üzerinden Doğu’ya geçmektedir. 

Türkiye, coğrafi konumu nedeni ile üretim ve tüketim ülkelerinin ortasında bulunmaktadır. Bu nedenle de Türk gençliği, giderek daha çok uyuşturucu batağına batmaktadır. Uyuşturucu kullanma yaşı, ilkokul çocuklarına kadar düşmüştür. 

Avrupa ülkelerinde hafta sonlarında 30 – 40 milyon kadar sentetik uyuşturucu tüketilmektedir. Türkiye’de PKK’nın uygulamasında olduğu gibi, tüm terör örgütleri, faaliyetleri için gerekli yüksek miktarlardaki parayı, uyuşturucudan elde etmektedirler. 

Karakol bahane, amaç hint keneviri hasadı!!!

Emniyet yetkilileri geçen yıl yapılan operasyonlarda 50 milyon kök hint kenevirinin imha edildiğini ve bu operasyonların PKK’ya büyük maddi zarar verdiğini söylüyor. Geçen yıldan zarar gören örgütün ise bu yıl hasat döneminde tarlaları korumak için yol kesme eylemini başlattığına dikkat çekiliyor.

Toplumumuzun her kesimini yakından ilgilendiren “Madde Bağımlılığı” konusunda Türkiye’deki durum, bonzai kullanımı ve çareler konularına değinen ikinci bölümü okumak için tıklayınız


* Prof. Dr. İbrahim Öztek, 

Patoloji ve Sitoloji Uzmanı,
Türkiye Olimpian Derneği Başkanı ve TMOK Üyesi,
Dünya Uyuşturucu İle Mücadele Eden Sporcular Federasyonu Onursal Başkanı,
Uluslararası Sigara Alkol Uyuşturucu İle Mücadelede Kültür ve Spor BirliğiBaşkanı ve
Dünya Aba Güreşi ve Geleneksel Sporlar Federasyonu Eş Başkanı’dır.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.