Yazan: Ümit Tan – 02.02.2017

Internet, milyonlarca bilgisayar sisteminin (bu arada bizimkinin de) birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır.

 

Aslında “üretilen bilgiyi saklama, paylaşma ve ona kolayca ulaşma” istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknoloji olarak, pek çok alandaki bilgiye insanların kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişilebilmesini sağlamasının yanısıra, yaygınlaşmasıyla birlikte yarattığı sosyal problemlerle de çağımızı etkileyen olguların en önemlisidir.

 

Özellikle ergenlerin günlük yaşamlarını, akademik başarılarını ve ruh sağlıklarını önemli ölçüde etkileyen ve bu yönü ile de araştırmacıların ilgisini çeken internet, gençlerin bilgiye ulaşmalarını, araştırma yapmalarını, problem çözme, yaratıcılık, kritik düşünme gibi kişisel gelişimlerini destekleyen teknolojik bir mucize olarak değerlendirilirken, diğer yandan aşırı, kontrolsüz, amacı dışında ve bilinçsiz kullanım yönü ile kaygılara ve korkulara neden olarak, kişisel becerilerin gelişmesini negatif etkilediği düşünülmektedir.

 

Yapılan bazı araştırmalar, çocukların % 75’inin evdeki bir bilgisayardan internete eriştiğini, internet erişimli olmak üzere % 71’inin bir bilgisayara, % 38’inin cep telefonuna, % 17’sinin ev telefonuna ve % 8’inin oyun konsoluna sahip olduğunu; %19’unun kişisel bilgisayarının kendi yatak odasında olduğunu ve ev internet kullanıcılarının % 63’ünün çevrimiçi ortamdaki faaliyetlerini ebeveynlerinden gizlemek için çeşitli yollara başvurmakta olduğunu gösteriyor.

 

Yine bu araştırmalar, çocuk ve ergenlerin çok uzun süreleri, bilgi ve iletişim cihazlarını kullanarak geçirdiklerini ve/veya sanal sohbet odalarında ya da e-posta ile mesajlaşarak geçirdiklerini dile getirmektedir.

Ergenlerin kendi beyanlarına göre internet kullanımları incelendiğinde, % 74’ünün yabancı biri ile iletişim kurduğu, % 44’ünün silah ve patlayıcılarla ilgili bir siteyi ziyaret ettiği, % 25’inin kimlik bilgilerini paylaştığı, % 21’inin porno siteleri ziyaret ettiği, % 7.5’nin nefret içerikli siteleri izlediği bulunmuştur.

Ergenlerin % 86’sının sanal sohbet yaptığı ve sanal sohbet sırasında % 67’sinin kendilerini, yaş, isim, fiziksel özellik ve meslek konusunda farklı tanıttıkları tespit edilmiştir. Gençlerin internette en sık suç içerikli oyunlar oynadıkları, daha sonra macera, yarış ve spor içerikleri tercih ettikleri görülemektedir.

 

Çocuklar ve ergenlerin daha iyi yetişmesi adına bilgisayar ve internet kullanımını eğitim amaçlı olarak destekleyen ailelerin bir çoğunun, bilgisayar ve internet kullanımı konusunda yeterince bilinçli olmadıkları görülmektedir. Bilgi teknolojilerini doğru kullanmaya henüz hazır olmayan çocuk ve ergenler, karşılaştıkları karmaşık bilgileri nasıl değerlendireceklerini bilemezler.

 

O yüzden ebeveynler, çocuklarına bilgisayar ve internet erişimi sağladıklarında görevlerinin bittiğini düşünmemeli, onları internette meydana gelen tehlikelerden korumak için internet ve bilgisayar kullanımını en azından “ev içi denetleme” yapabilecek seviyede öğrenmeleri gerekir.

 

Uzmanlar, ebeveynlerin

– Çocuklarını küçük yaşlardan itibaren boş zaman faaliyetlerine alıştırmalarını;

– Arkadaşlarıyla özellikle doğal yollardan görüşmeye yönlendirmelerini;

– Onlara bu konuda yeni olanaklar sağlamalarını;

– Sanal kütüphaneleri kullanmanın yanısıra gerçek kütüphaneleri de ihmal etmemelerini ve böylece çocuklarının kitap okuma alışkanlıklarını kaybetmemelerini sağlamalarını

tavsiye ediyor.

 

Ayrıca,

– Çocuklarının bilgisayar ve internet ile hangi yaşta tanışmaları gerektiğini ve hangi program ve oyunların çocuklarının gelişimine olumlu etki yaptığını araştırarak buna göre davranmalarını;

– Bilgisayar oyunlarını, çocuğun evde yaramazlık yapmaması, kendilerini rahatsız etmemesi ve onları oyalaması için gerekli bir araç olarak görmemelerini;

– Hatta zaman zaman  bilgisayar oyunlarını çocuklarıyla birlikte oynamalarını ve böylelikle oynanan oyunların üstün ve zayıf yanlarını aile içerisinde tartışmalarını, eksik yönlerini eleştirmelerini ve bunların çocuklara kişilik katkılarının olup olmadığını değerlendirmelerini 


söylüyorlar.

 

Ebeveynler üzerinde yapılan bir araştırma, ebeveynlerin %50 sinin çocuklarının e-mail şifresini, yaklaşık %30’unun sosyal medya şifresini, %43 ünün cep telefon şifresini bildiğini, %60’ının en az bir kez çocuğun hangi sitelere girdiğini, %48’inin cep telefon mesajlarını kontrol ettiğini gösteriyor.

 

Tüm bunların dışında ve asıl mesele, bilgisayar kullanımı, internette gezinme ve oyun zamanlarının belirlenmesi ve çocukların bu sürelere uymasını sağlamakla birlikte, çocukların hangi siteleri ziyaret ettiği, sosyal medya ortamlarında hangi davranışları gösterdikleri ve kimlerle arkadaşlık ettiklerinin kontrol edilmesi ve/veya kısıtlanması noktasında düğümleniyor.

 

Kullandığımız cihazlarda bulunan ve aslında uygulaması da çok kolay kimi uygulamalar bu konuda ebeveynlere büyük olanaklar sağlıyor. Ne yazık ki, çoğunlukla gözardı edilen bu önlemleri alarak, amacımız olan kontrolü elimize almamız ve çocuklarımızı ruhsal ve fiziksel kimi tehlikelerden korumamız mümkün olabilir.

 

Akıllı telefonlarımızda bulunan (parental control-ebeveyn denetimi) kullanarak, “Google Play Store” ve “App store”da yer alan uygulamalara erişimin kısıtlanması, bilgisayarların windows işletim sisteminde bulunan “parental controls – ebeveyn denetimi” kullanılarak, o bilgisayardan nerelere ulaşılabileceğinin belirlenmesi, hatta, evlerimizdeki modemler üzerinde yapacağımız kimi ayarlarla internet erişimlerinin tamamen ebeveynlerin kontrolüne geçmesi mümkün olabilir.

 

Ayrıca tablet ve bilgisayarlara yükleyebileceğimiz yüzlerce ebeveyn kontrol programı var. Bunları kullanarak, çocuğun hangi gün ve saatte internete girebileceğini dahi önceden ayarlayabilir, internet davranışları ve yaptıkları aramaları izleyerek, ilgi alanları hakkında bilgiler elde edebilir, hatta düzenli raporları e-mail olarak alabiliriz.

İşte biz bu yazı dizisinde sizlere teker teker bu uygulamaları tanıtıp, nasıl kolayca uygulayacağınızı anlatacağız.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.