Yazan: Sibel Şensu – 12 Ekim 2017



Ergenlerin hayatında anneler ve babalar farklı ama eşit derecede önemli rollere sahiptir. Babaları ile yakın ilişki içinde olan ergenlerin bu dönemi birçok yönden rahat atlattıkları ve geleceğe daha iyi hazırlandıkları görülmüştür. Babaları sevgi dolu ve destekleyici olan ergen kızların akranlarına göre daha özgüvenli oldukları, erkek çocukların ise tehlikeli durumlara daha az bulaştıkları bilinmektedir. 

Babaların çocukları ile daha iyi ilişkiler kurmasını sağlayacak bazı ipuçlarımız var;


Orada olmanız yeter. Araştırmalar, ebeveynleri yakınlarında olan ergenlerde davranış sorunlarının daha az olduğunu göstermiştir. Mutlaka diz dize aynı odada oturmak gerekmez. Çocuğunuz odasında iken sizin salonda olduğunuzu bilmesi bile kendisini daha iyi hissetmesini sağlar. Ebeveynler ayrı yaşıyorlarsa bir telefon hattının ucunda babasına ulaşabileceğinden emin olması çocuğunuza iyi gelir. 
 
Onunla zaman geçirin. Elbette onun hayatını garanti altına almak için çok çalışmanız gerekir! Ama hızla büyüyeceğini ve bu günlerin bir daha geri gelmeyeceğini unutmayın. İkinizin de bu ortak geçirilecek zamanlara ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Onu ne kadar sevdiğinizi gösterin. Evet artık küçük bir çocuk değil! Hem boyu büyüdü, hem de sivri dilli oldu. Yine de hala bir yetişkin değil. Ona dikkatle bakarsanız, gözlerinde sevgi ve ilgi bekleyen masum, çocuksu pırıltıları seçersiniz. Ona küçüklüğündeki gibi sarıldığınızda utanıp sizden kurtulmaya çalışabilir. Sarılmanız şart değil! Sevginizi göstermenin yolunu en iyi siz bulabilirsiniz. Kurs kapısı önünde sinirlenmeden bekliyor olmanız ya da her pazar antremana taşımanız da birer sevgi göstergesidir.
 
Ortak bir hobiniz olsun. Onunla birlikte gitar çalmayı ya da buz pateni yapmayı öğrenemeyebilirsiniz. Ama ikinizin de sevdiği bir başka hobi bulabilirsiniz. Örneğin, ortak bir spor dalında karar kılıp maçlarını izleyebilir ya da birlikte bir liste çıkartıp keyifli film saatlerinde buluşabilirsiniz.

Konuşun, tartışın, anlaşın. Yıllardır diğer kişilerle konuştunuz, yeri geldi tartıştınız ve muhtemelen çoğu ile uzlaştınız. Bu konuda ergen çocuğunuza göre fersah fersah ilerdesiniz. Uzlaşma becerileri, bir yetişkin olduğunda ona çok gerekli olacak ve bunun yolunu en iyi sizden öğrenebilir. Bu becerinizi ve deneyiminizi yeri geldiğinde ona gösterin ve aktarın. Sözcüklerle değil, davranışlarınızla, olaylar karşısındaki tutumlarınızla…
 
Hikayeler anlatın. Yerli yersiz değil sırası geldiğinde, konusu açıldığında ona kendi anılarınızdan söz edin. Başınızdan geçen ilginç olayları, tanıdığınız enteresan kişileri, büyürken tanık olduğunuz önem taşıyan anları anlatın. Nelerin onun ilgisini daha çok çektiğini gözlemleyin ve ilgi duyduğu konulardan söz edin.
 
Aktif bir hayatınız olsun. Mutlaka her sabah koşuya gitmeniz gerekmez! Ergen çocuğunuz sizin eve ya da işine tıkılıp kalmış, hayattan kopmuş bir kişi değil, yaşam sevinci ve enerjisi ile dolu bir kişi olduğunuzu görsün. Kendinizi geliştirmeye çalıştığınızı, bedeninize ve ruhunuza iyi baktığınızı göstererek önünde güzel bir örnek olun.

Ona fırsat tanıyın. Siz bu yaşa gelene kadar epey çok şey öğrendiniz. Ergen çocuğunuza baktığınızda hemen her şeyi biliyorsunuz gibi gelebilir. Yine de ona öğrendiklerini göstermesi için fırsat tanıyın. Sizden daha iyi olduğu konular bulun; bu bir bilgisayar oyunu veya yabancı bir dilde birkaç cümle olabilir. Bunu takdir edin, size göstermesine ya da öğretmesine fırsat verin.


 
Kaynaklar:


1. http://raisingchildren.net.au/articles/family_relationships_teenagers.html/context/1101
2. Ergenlerle İletişim Sanatı.  Downshire J, Grew N. İş Bankası Kültür Yayınları.

3. Çocuk ve Ergenle Doğru İletişim. Özkaynak ÖA. Ekinoks Yayınevi.

4. Çocuklarla ve Gençlerle İletişimie Geçmenin 25 Yöntemi. Mountrose P. Kariyer Yayınları