Yazan: Sibel Şensu – 6 Mart 2017

1873 yılının ender rastlanan güneşli bir Britanya günündeyiz. Beauford Dükü, Badminton’daki malikânesinde konukları için bir açık hava partisi düzenlemiş. En şık giysileri içinde hanımlar ve beyler, zarifçe içkilerini yudumluyor ve sohbet ediyorlar. Beauford Dükü, Hindistan’dan gelen subaylardan Poona adlı bir oyun duymuş, konuklarını eğlendirmek için bu yeni oyunu göstermek istiyor.

 

O da ne! Sadece uçları kaz tüyünden hafif bir top, topa vurmak için hafif bir raket ve ortaya gerilen bir ağ yeterli! Karşılıklı iki oyuncu topu düşürmeden oyunu sürdürmek zorundalar. Özellikle konuk hanımların zarafetlerini bozmadan katılabilecekleri bir oyun bu! Üstelik izlemesi de pek keyifli. Konukların çok hoşuna giden bu oyuna, bulundukları köyün adı veriliyor.

Badminton, kısa sürede Britanya’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri oluyor. Kurallar oluşturuluyor ve dünyaya yayılıyor.

Günümüzde en başarılı oyunları Çinli ve Endonezyalı sporcular ile Danimarkalı ve İngiliz sporcuların sergiledikleri görülmekte.  Bunda, bu oyunun Hindistan’dan da önce Çin’de doğmuş olmasının, Çinliler için bir ata sporu sayılmasının önemi var mı bilinmez…

 

Yüz yıl kadar sonra Badminton’ın Olimpiyatlarda yer aldığını görüyoruz. Ülkemizde ise 1991 yılında Hacettepe Üniversitesi’nden İrfan Yıldırım ve diğer spor yöneticileri Türkiye Badminton Federasyonu’nu kuruyorlar. O günden bu yana geçen 30 yıla yakın sürede bu spor tüm yurtta yaygın şekilde okullara yerleşiyor ve özellikle gençler tarafından tanınıp seviliyor.

 

 

Badminton, 7’den 70’e, kadın ve erkek herkesin yapabileceği kolay ve düşük maliyetli bir spordur. Şiddet içermemesi, yaralanma veya sakatlanma riskinin az olması, mutlaka yüksek spor becerisi gerektirmemesi de onu herkes tarafından tercih edilir bir seçenek yapıyor. Zekasını kullanan ve hızlı davranabilen herkes başarabiliyor. Tenisi andıran bu zarif sporu izlemek de insana keyif veriyor.

Peki öyleyse, küçük büyük, badminton oynarsak neler kazanırız, derseniz;

  1. Kilo vermenin en zevkli yollarından biridir. Obezite, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ciddi bir sorun. Bir saat Badminton oynayarak 480 kalori yakarız. Koşarsak, bunun sadece yarısını…
  2. Kasları güçlendirir ve fit görünmemizi sağlar. Tüm kasları çalıştıran bir spordur. Karın, bel, kalça, bacaklar, kollar, hep beraber çalışır.
  3. Metabolizmayı hızlandırır. Kalbi ve akciğerleri çalıştırır. Terleyip toksinleri atmamızı sağlar.
  4. Refleksleri hızlandırır, zekâyı artırır. İnsanı aktif ve uyanık tutar. Konsantrasyonu artırır. Çabuk karar verme becerisini geliştirir.
  5. Kemikleri güçlendirir. Kemiklerle birlikte tüm vücut güçlenir, sağlamlaşır.
  6. Erişkinler için önemli hastalıklar olan yüksek tansiyon, diyabet ve akciğer hastalıklarının oluşmasını engeller. Doktorlar, bu hastalıklar ile başa çıkmak için egzersiz yapmak gerektiğini söyleyip dururlar. Badminton, bu amaçla yapılabilecek en hafif ve en zevkli egzersizlerden biridir. Üstelik ailenin tüm bireyleri katılarak bir arada eğlenebilir ve herkes bundan yararlanır.

 

Sağlıklı ve spor dolu günler…

 

Kaynaklar:

  1. Polat G. Çukurova ünv.sağlık bilimleri enstitüsü beden eğitimi ve spor abd. yüksek lisans tezi2. https://www.badminton.gov.tr/

    3. www.olympic.org

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.