Yazan: Ümit Tan – 22 Şubat 2017

Rembrandt’ın 1632 yılında yaptığı “Dr. Nicholaes Tulp’in Anatomi Dersi” adlı yağlıboya tablo, Hollanda’nın Hague şehrindeki Mauritshuis müzesinde bulunmaktadır.

Bu tablo, Dr. Nicholaes Tulp’in “resmi şehir anatomisti” olarak görev aldığı Amsterdam Guild of Surgeons’da (Cerrahlar Loncası), halkın seyretmesine yılda bir kez izin verilen, muhtemelen idam edilmiş bir mahkumun bedenine aptığı diseksiyon (ayırma) işlemini ve bir kolun kas yapısını tıp öğrencilerine veya bazı izleyicilere anlatmasını resmediyor.

Adı geçen Cerrahlar Loncası, dönemin önemli bir portre sanatçısıyla anlaşarak bu tip tablolar sipariş edermiş.  Rembrandt da 26 yaşında ilk Amsterdam’a gelişinde bu tablonun siparişini almış.

17. yüzyılda bu tip anatomi dersleri, aslında birer tiyatro olan eğitim odalarında, öğrencilerin, meslektaşların ve halkın belirli bir ücret ödeyerek seyrettiği, çok prestijli sosyal olaylardan biriymiş. 

Söylenildiğine göre, dönemin bazı doktorları ve ileri gelenleri bu tabloda yer almak için komisyonlar öderlermiş. Tabloda, merkeze daha yakın yerlerde yer almanın ücreti daha yüksekmiş. Örneğin, Dr. Tulp’un en az iki kat daha yüksek ücret ödediği tahmin ediliyor. 

Ayrıca dikkat ederseniz, izleyenlerin bir gösteriyi seyretmeye gider gibi tören kıyafetleri giydiği de görülüyor.

Bu figürlerin kimler olduğu da kesin olarak biliniyor. Fakat daha dikkatli bakılacak olursa, öndeki 3 izleyici dışında kimse olayla ilgili gibi görünmüyor. Soldaki ikisi olaydan tamamen ayrı yönlere, arkadaki iki figür eserin seyircisine (bize doğru), Dr. Tulp ise büyük bir güvenle olayı izlemeye gelenlere bakmakta. Öndeki iki dikkatli izleyicinin biri Tulp’un eline, diğeri de kadavranın açık koluna bakmakta. Sanki Dr. Tulp, birazdan dokunacağı kas grubunun elin parmaklarını nasıl hareket ettireceğini sol eli ile göstermekte ve izleyiciler de bunu dikkatle gözlemlemekte.

Tabloda yer almayan tek kişi “Hazırlayıcı”.  O dönemde Dr. Tulp gibi bilim adamları, kanlı ve sıradan ön işlemlerle uğraşmazlar, bu işleri başkaları yapardı. O yüzden tabloda kesici alet vs. görünmüyor. Onun yerine, tablonun sağ alt köşesinde, Andreas Vesalius tarafından yazılan 1543 tarihli “De Humani Corporis Fabrica” (İnsan Gövdesinin Yapısı) anatomi kitabı açık halde duruyor.

Aslında bu resmin bir kurgu olduğu çok açık. Çünkü bu tip anatomik incelemelerde önce (iç organların daha hızlı çürümesi nedeniyle) göğüs boşluğu açılır ve ilk iki gün kafa ve gövde incelendikten sonra, ancak üçüncü gün sıra kola gelirmiş. Önce koldan başlanılmış gibi görünen bu tablodaki görüntü, bu anlamda gerçek bir anatomi çalışması olmayabilir.

Resimde kas ve tendonların ne kadar doğru çizildiğini günümüz tıp uzmanları doğruluyor. O zamanlar 26 yaşındaki Rembrandt’ın bu kadar doğru bilgiyi muhtemelen bir anatomi kitabından kopyalamış olabileceği düşünülüyor.

Fakat 2006 yılında aynı sahneyi bir erkek ceset kullanarak birebir canlandıran araştırmacılar, resimde tasvir edilen sol kolun, gerçek bir kolla birçok farklılıklar gösterdiğini tespit etti. Resimde ön kol kasları, fleksor kompartmanının lateral epikondilden başladığını gösteriyor, fakat gerçekte medial epikondilden başlar. Diğer bir araştırma konusu da küçük parmağa kadar uzanan gizemli beyaz kordon. Bunun da uzunca bir süre bir ulnar sinir varyantı veya çizim hatası kabul edilmesine rağmen, yapılan araştırmalarda muhtemelen “aksesuar abduktor digiti minimi” denen bir ön kolkas anomalisi olduğu anlaşıldı.

Ceset de aynı günün erken saatlerinde silahlı soygun suçundan idam edilmiş Aris Kindt. Yüzünün hafif gölgeli olarak resmedilmesi, Rembrandt’ın sıkça kullandığı  “umbra mortis”in (ölüm gölgesi) bir anlatımı.



Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.