Yazar: Psk. İpek Şensu – 10.10.2016


Ergenlik dönemi, kendini bulma dönemidir. Birey, sık sık kendi kimliğini, kim olmak istediğini sorgular. Çoğunlukla da kafasında bir idol belirleyerek,onun gibi giyinmeye, onun gibi konuşmaya, onun yaptığı şeyleri yapmaya, gittiği yerlere gitmeye vb. çalışır. Bu idol bazen bir arkadaştır, bazen ailenin kendisinden büyük bir üyesidir, bazen de hiç tanımadığı, televizyonlarda gördüğü bir ünlüdür.

Ergen, kendini bireyselleştirmeye, anne-babaya benzememeye çalıştıkça çok değişik yerlere sapabilir. Bocalar, kim olmak istediği konusunda sürekli karar değiştirir. Dinlediği müzikler, giydiği kıyafetler hızla değişir. Bir günkü stili bir gününü tutmaz. Bir gün soft renkler giyerken, ertesi gün televizyonda bir müzik klibinde gördüğü şarkıcıdan örnek alarak siyahlara bürünebilir. Bir gün kapıdan içeri kaşında bir çivi parçasıyla girip, evde kısa süreli kriz yaratabilir.



MAKYAJ

Hiç izlediniz mi bilmiyorum, etrafta yeni bir sürü “ünlü” var. Bu ünlüler şarkıcı değil, oyuncu değil. Bu ünlüler makyaj videoları çekip internete koyarak tanınan ve çok ciddi paralar kazanan kişiler. Bu kişileri siz tanımıyor olabilirsiniz ama kızınız (makyaj videoları tahmin edersiniz ki kızların ilgi alanıdır) şimdi keşfetmese bile çok yakında arkadaşlarından görecek; çünkü bu videolar her yerde… Gördüğü zamansa yüzlerine on kat fondöten, on kat pudra, on kat far ve kırmızı ruj süren bu kızlara hayran kalacak. Haklı da… Onların yüzleri sivilce kaplı değil! Nasıl oluyor, bilgisayarda mı gözükmüyor bilmiyorum ama çok azının (çoğunlukla yurtdışındakilerin) yüzleri kırmızı izlerle ve sivilcelerle dolu… Bu izleri bir sürü fondötenle ve kapatıcılarla kapatıp taş bebek gibi geziniyorlar. Yüzü sivilcelerle dolu biri için bu hem çok sinir bozucu hem de bir umut kaynağı…

Çok küçük yaşlarda fondöten kullanmama konusunda eminim ki hemfikirizdir. Benim naçizane fikrim, sivilceleri yok etme üzerine çözüm bulmak… Ergeniniz size gelip sivilcelerini kapatmak istediğini söylediğinde (çünkü bunu yapabilecek bir sürü pahalı ürün önerilmekte), onu anladığınızı, kapatıcı kullanmanın bu sorunu çözmeyeceğini, hatta aksine belki de daha da kötüleştireceğini söyleyebilir ve onu bir cilt doktoruna götürmeyi teklif edebilirsiniz. Ya da çok doğal sabunlardan alıp, yüzünü sabah akşam yıkaması için teşvik edebilirsiniz. Böylelikle onun sorununu önemsediğinizi de göstermiş oldunuz.

Bu arada, iyice temizlenmeyen fondötenin sivilceleri çoğalttığı da bir gerçek!



DÖVME-PIERCING

Sabah okula yolladığınız çocuğunuz akşam eve dövme ya da piercing yaptırma hevesiyle mi geldi? Merak etmeyin yalnız değilsiniz ve merak etmeyin artık çoğu dövme salonu 18 yaşında küçüklere dövme/piercing yapmıyor.

Öncelikle içinizi azıcık da olsa rahatlatarak ve bazı klişeleri yıkarak başlamak istiyorum. Dövme salonları merdiven altı yerler değil artık.Eskisinden çok daha kaliteli, çok daha temiz ve steriller. Ortamın korkutucu olduğu doğru ama filmlerde gördüğünüz dövme salonları gerçek değil neyse ki.

Ancak bu, istedikleri gibi dövme yaptırıp, oralarına buralarına çivi takabilecekleri anlamına gelmiyor tabii ki… 

Onunla dövme yaptırma konusunu konuşurken söyleyebileceğiniz (yaşa bağlı olarak elbette) ilk şey, “vücudunun büyümesinin durmamış olması” olabilir. Vücut geliştiriciler bile dövme yaptırırken birkaç kere düşünüyorlar. Vücut büyüdükçe dövmenin şekli bozulur, şekli bozulan dövmelerin düzeltilmesi için tek çare,üstünü başka bir dövmeyle kapatmaktır.

Bir diğer söyleyebileceğiniz şey, “dövmenin kalıcı bir şey olması” olabilir.Yüzde yüz sildirmek günümüz şartlarında neredeyse imkansızdır. Silindiğini söyleyen yerler olsa da hala daha, çok da az olsa, izi kalmaktadır. Bu izi kapatmanın tek yolu, üstünü kapatacak büyüklükte bir başka dövme yapılacak olmasıdır. Yine ergenin yaşına bağlı olarak şimdiki fikrinin değişebileceği ama dövmeyi değiştiremeyeceğinizi söyleyebilirsiniz.

Eğer bu gelip geçici bir heves değilse ve bu konu her gün masaya yatıyorsa,geçici dövme (kına dövme) yaptırabilir ya da ona bir yaş belirleyebilirsiniz.“18 yaşına gelince yaptırabilirsin.” Bu şekilde, hem ona açık bir kapı bıraktınız hem de bu planını ileri bir tarihe aktararak kararını değiştirmesini umdunuz.



KILIK KIYAFET

Sizin, ergeniniz için aldığınız kıyafet ya da aksesuarları beğenmediğini, bunların artık onu heyecanlandırmadığını,aksine sinirlendirdiğini, aldıklarınızın dolabın arkalarında bir kere bile giyilmediğini gördüğünüzde üzüldüğünüzü biliyorum. Üzülmeyin! Ergeniniz artık sizin aldığınız şeyleri kullanmayabilir. O artık pembe kazaklar, sevimli yelekler değil, mini etekler, deri ceketler giymek istiyor olabilir. Okula giderken iri botlar giyiyor, saçlarına televizyondaki ünlülerden gördüğü gibi şekil veriyor olabilir. Bu durum sizi korkutmasın! Ergeniniz çocuk imajından çıkmaya çalışıyor. Diğer bütün yaşıtları gibi…

Belki bir gün okulundaki bir törene katıldığınızda gördükleriniz içinizi rahatlatabilir (tabii ki özellikle okuluna gidin demiyorum). Herkes onun gibi!Herkes saçını boyayıp gözlerine kalem çekiyor. Tuhaf çantalar takıyor,saçlarını taramıyor.

Kılık kıyafet konusunu savaşa döndürmeyin. Yaşıtları zaten onun gibiler.Kendinden büyükler, yani sizin yaş grubunuz zaten onun nasıl göründüğünü sizin kadar önemsemiyor. Sadece fikrinizi söyleyin ve geri çekilin. Onunla çekişmeniz sadece yeni tartışmalar doğurur. Bunun için de enerji gerekir. Bırakın, bu enerjinizi başka bir şeye harcayın. İnanın ki tartışacak daha önemli konularınız olacak.


Son olarak, eğer ergeninizin herhangi bir şey yapmasını istemiyorsanız, onun, o konu hakkında araştırdığından çok daha fazla şey bilmelisiniz ve ona neden bu fikrin iyi bir fikir olmadığını detaylı bir şekilde açıklamalısınız. Örneğin kızınız siyah olan saçlarını sarıya mı boyamak istiyor? Bu konuda araştırmanızı yapıp, şunun gibi argümanlarla karşısına çıkabilirsiniz: “Sarı rengi sevdiğini biliyorum; ancak bu büyük bir değişiklik! Daha önce bunu denemedin. Eğer kuaförde sarı saçından hiç memnun kalmazsan, o gün eski rengine boyayamayacaklar; çünkü bir günde saçına böyle iki işlem uygulayamazsın. Seni birkaç hafta sonra tekrar çağıracaklar ve eski rengine boyadıklarında saçın bu rengi tutmayacak ve sürekli akacak. Aktığında da alttan sarılar çıkacak…” gibi.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.