Yazan: Yaren Yıldız* – 28 Nisan 2017

Benim en yakın dostlarımdır kitaplar. Kitap okumayı gerçekten çok seviyorum. Bu alışkanlığı bana, çok küçük yaşlarda elime Tolstoy kitaplarını vererek, ablam kazandırdı.

Aslında her tür kitabı okurum. Ama okurken bana heyecan veren ve elimden bırakamadığım, büyük bir ustalıkla, zeka oyunlarıyla yazılmış “Polisiye Kitapları” en sevdiklerimdir. Özellikle yazarı Stephen King ise bıkmadan, sıkılmadan okuyabilirim

 

Polisiye kitapları sevmemin nedenini aslında ben şuna bağlıyorum; bulmaca çözmeye bayılırım ve bu kitaplar da tıpkı bir bulmaca gibi gelir bana. Çözmeye çalışırım. Gözden kaçırdığım şeyleri fark etmemi sağlar. Bir tür beyin jimnastiği yaparım. Hayal dünyam genişler.

 

Birçok ülke ve yaşantıları hakkında bilgi sahibi olurum. Örneğin; Kansas’ta idam olduğunu,Truman Capote’un “Soğukkanlılıkla” eseriyle öğrendim. Yaşanmış gerçek bir cinayeti ve bu cinayeti işleyen katillerin hayatını, idamlarını ve katledilen aileyi anlatan bir yapıt.

Ama benim çok sevdiğim, abartısız beş altı kere okumuş olduğum, Mario Mazzanti’nin “Şah Mat” isimli kitabı favorimdir. Polisle satranç oynayarak cinayetlerini işleyen katil… Tam bir zeka kitabıdır.

Genellikle, Agatha Christie, Dan Brown, Dean Koontz gibi yazarların polisiye kitaplarını severim.

Bunun dışında, Tess Gerritsen’den “Cerrah”Lisa Gardner’dan “Kızım İçin Son Kez” ve “Son Yüzleşme”John Verdon’dan “Aklından Bir Sayı Tut”Jean Cristophe Grange’dan “Siyah Kan”ve “Kurtlar İmparatorluğu” gibi daha birçok kitap örneği verebilirim. Bunlar en sevdiklerimdir; ama bir numara “Şah Mat” ise ikinci olarak da Jussi Adler Olsen’in “Kafesteki Kadın” adlı kitabını seviyorum. Yıllar önce bir kaza sonucu hayatta kalan iki kardeşin başına gelenler anlatılır kitapta.

Ve bence herkes hayatında en az bir kere bu kitaplardan birini okusa, benim gibi içinde kaybolur diye düşünüyorum.

* Yaren Yıldız, Marmara Üniversitesi, SHMYO Patoloji Laboratuvar Teknikleri Bölümü’nde öğrencidir.