Derleyen: Sibel Şensu – 23.09.2016

Türk Hukuk Sistemi’ne göre suçlu çocuk, bir ceza hukuku kuralını ihlal etmiş 18 yaşından küçük kimsedir.

Aslında, bir çocuğu suça iten etkenler çok iyi dile getirilmiştir ve tüm çevreler, üzerinde görüş birliği içindedir;

  • Kalıtım, çocuğu yetiştirirken yapılan hatalar,
  • Göç, ailenin adaptasyon sorunları, işsizlik, ekonomik sorunlar,
  • Eğitim sorunları,
  • Ahlaki sorunlar, ailevi sorunlar, ilgisizlikler,
  • Eğitimci, çocuk, aile ilişkisinde kopukluklar,
  • Olumsuz çevre ve arkadaşlar,
  • Şiddet içeren yayınlar,
  • Artan uyuşturucu satışı ve kullanımı ve benzerleri…

Tüm bu nedenlerle ülkemizde son yıllarda risk altına giren ve suça itilen çocuklarda sayı ve işlenen suçun niteliği yönüyle önemli değişimler olmuştur. 2010 yılında cezaevine giren çocuk sayısı 1440 iken 2014’te neredeyse 6 kat artmış ve 7500’e çıkmış. İleri yaşlarda suç işleyen kişilere bakıldığında %90’ının çocukluk ve gençlik yıllarında da suç işlediği görülüyor.

2015’de, hapiste çocuk isimli blog’da* yayımlanmış bir haberde, şu acı bilgileri okuyoruz:

Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; hapishanede çocuk tutuklu ve hükümlü sayısı 3 bin 493. Ancak gerçek rakam bunun çok ötesinde. Sivil toplum örgütleri verilerine göre 120 bin çocuk, hükümlü, tutuklu ya da yargılama sürecinde bu şiddet sarmalı içinde tutuluyor. Bu çocukların yaşadıkları psikolojik ve fiziksel sorunlar zaman zaman kamuoyunda duyurulsa da, sorunlar henüz çözülmüş değil. Tutuklandıktan sonra tahliye olan 100 çocuktan 65’i ise yeniden cezaevine dönüyor. Cezaevlerindeki birçok çocuğun, birden çok hatta bazen onlarca suç kaydı var.

Batı toplumlarında gençler toplu halde suç işlerken, ülkemizde bireysel suçlar daha fazla. Yaralama, öldürme suçları ilk sırada geliyor. Bunu cinsel suçlar ve en son mala karşı suçlar izliyor. Batı’da ise genç suçlarının %80’i hırsızlık ve soygun. Yine de büyük şehirlere göçün artması ile birlikte bizde de hırsızlık suçu artış gösteriyor.

Çocuk suçluluğunun önlenmesinde hepimize iş düşüyor. Aile, okul, tüm kamu ve medya örgütleri elele ciddiyetle çözüm üretmeli. Devletin zamanında, doğru müdahaleyi yapması, ihtiyaçlı çocuğa destek vermesi, çocuğun suçla ilişkisinin kesilmesi gerekli.

Çünkü sadece hapsetmek, çocukları tekrar suça itmek demek.

* Bu blog, “Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi”nin üyelerinden biri olan “Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği” tarafından hapishanelerdeki çocuklar için kurulmuş bir blogdur. Hapishanelerdeki çocuklara dair bilgilerin derlenmesini, bu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını ve hapishanelerdeki çocukların sorunlarının ortaya çıkarılıp bu sorunlara çözüm önerileri sunulmasını amaçlar.

Kaynaklar:
Civiloğlu AS. Yozlaşan Toplumların Eseri: Çocuk Suçlular ve Çocuk Suçları. Hukuk Gündemi 2007; 8: 62-67.

http://www.gazetevatan.com/cocuk-suclularin-yuzde-65-i-yeniden-cezaevine-giriyor-954924-pazar-vatan/

Yörükoğlu A. Gençlik Çağı/Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar, Özgür Yayınları, İstanbul, 2000, 11. Baskı, s.325

https://hapistecocuk.wordpress.com/2015/02/13/cocuk-hapishanelerindeki-endise-verici-tablo/

Eres F. Toplumsal Bir Sorun: Suçlu Çocuklar ve Ailenin Önemi.  Aile ve Toplum 2009; 11( 5): 88-96.