Uluslararası Alanda Çocuk Hakları
Yazan: Av. Arb. Leyla Süren - 16.02.2017



Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi'nde, çocukların toplumda yetişkinlerden farklı bir yere sahip olduğu, psikolojilerinin farklı olduğu, dolayısıyla farklı ihtiyaçlara sahip olduğu bildirilmiştir.

Bu nedenle, çocuklar yararına düzenlemeler yapılmış ve "uluslararası sözleşmeler" ile "rehberler" hazırlanmıştır. Uluslararası temel sözleşmeler, bildiriler ve rehberlerin bazılarını genel hatları ile gözden geçirelim istedim. Gelecekte zaman zaman tekrar bu düzenlemelere dönüp daha ayrıntılı inceleyebiliriz.

20 Kasım 1989'da Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği BM Çocuk Hakları Sözleşmesine göre, “Her insan, 18 yaşına gelene dek çocuk sayılır”.  Çocuk hakları, özünde, insan haklarıdır.




Bu sözleşmedeki haklar, tüm çocuklar için geçerlidir. ("Çocuk hakları verilirken, çocukların dil, din, ırk, görüş gibi ayrılıkları önemsenmez"). 

Devletler, çocukların haklarına eksiksiz uygulanmasını sağlayacak düzenlemeleri yapmakla ve önlemleri almakla yükümlüdürler.


Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 5.Madde'sinde “Devletin çocuk hakları konusunda göstereceği çaba, ebeveynler tarafından da desteklenmelidir” denilerek, anne babalara da sorumluluk verilmektedir. Çünkü çocuğun yaşamını başlatan ebeveynler, onun doğumdan sonraki yaşamını da desteklemelidir. ("6.Madde: Yaşamak en temel haktır. Tüm insanların görevi, çocukların hayatını korumaktır.") 




Çocuk Hakları Sözleşmesi'nce düzenlenen diğer bazı temel maddeleri de sıralamak gerekirse;

- Yaşama ve gelişme hakkı;

- Sağlık hizmetlerine erişim hakkı;

- Eğitime erişim hakkı;

- Sosyal güvenlik hizmetlerine erişim hakkı;

- İnsana yakışır bir yaşam standardına erişim hakkı;

- Ana–babanın rolü ve sorumluluğu;

- (bunun ihmal edildiği durumlarda ise) Devletin rolü ve sorumluluğu;

- Bir isme ve vatandaşlığa sahip olma ve bunu koruma hakkı;

- Eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma hakkı;




- İstismar ve ihmalden korunma hakkı;

- Uyuşturucu bağımlılığından korunma hakkı;

- Cinsel sömürüden korunma hakkı; çocukların kendileriyle ilgili konularda görüşlerini dile getirme hakkı;

- Ekonomik sömürüden korunma hakkı;

- Satış, kaçırılma ve zorla alıkoymadan korunma hakkı;

- Diğer suistimal biçimlerinden korunma hakkı; işkenceden korunma hakkı;

- Özgürlükten yoksun bırakıcı uygulamalardan korunma hakkı;

- Silahlı çatışmalardan dolaylı ya da dolaysız korunma hakkı;

- İfade özgürlüğü hakkı;

- Düşünce özgürlüğü hakkı; 

- Din ve vicdan özgürlüğü hakkı;

- Dernek kurma özgürlükleri hakkı;

- Gerekli bilgilere ulaşma hakkı;

- Özel yaşamı saklı tutma hakkı.

- Özel gereksinimleri olan çocukların hakları:

       - Çocuk mülteciler;

       - Özürlü çocuklar;

       - Azınlık ve yerli gruplara mensup olan çocuklar gibi;

   - Evlat edinme işlemlerinin belirli bir düzene bağlanmasını da kapsamak üzere, aileleri olmayan çocukların hakları;

- Rehabilitasyona özel bir önem verilmesi dahil, adil bir çocuk ceza adaleti sistemi uygulanması.

AVRUPA KONSEYİ ÇOCUK DOSTU ADALET SİSTEMİ REHBERİ 

Adalet çocukların dostu olmalıdır.

Çocukların önünde yürümemelidir, çünkü çocuklar ardından gitmeyebilirler. Arkalarında da yürümemelidir, çünkü önderlik etme sorumluluğu çocuklara yüklenmemelidir. Yalnızca yanlarında yürümeli ve dost olmalıdır. 


Avrupa Konseyine üye 47 ülke, her çocuğa adalet ve dostluk vaadinin göstergesi olarak, çocuk dostu adalete ilişkin rehber ilkeleri kabul etmişlerdir. Artık bu vaadi gerçekleştirmek için her tür gayreti gösterme zamanıdır
. (Maud de Boer Buquicchio Genel Sekreter Yardımcısı Avrupa Konseyi)

Çocuk Dostu Adalet Sistemi”, aşağıda sıralanan ilkeler doğrultusunda ve çocuğun olgunluk ve anlayış düzeyine ve davanın koşullarına gereken önemi vererek, çocuk haklarına mümkün olan en yüksek düzeyde uyulmasını ve bu hakların, olabilecek en etkili şekilde uygulanmasını güvence altına alan sistemdir.

1. Hukukun üstünlüğü ilkesi, yetişkinler için olduğu kadar, çocuklar için de geçerli olmalıdır.

2. Yargı sürecinin unsurları olan hukuksallık, orantılılık, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, hukuki danışma, mahkemelere erişim ve üst mahkemeye başvurma hakları gibi haklar, yetişkinlere olduğu gibi, çocuklar için de güvence altına alınmalı ve çocuğun yüksek menfaatleri gerekçesiyle, asgari düzeyde tutulmamalı ya da yok sayılmamalıdır. Bu, bütün yargı işlemlerinde ve yargı dışı ve idari işlemlerde geçerli olacaktır.

3. Çocukların, uygun bağımsız ve etkili şikâyet mercilerine erişim hakları olmalıdır.

Böyle bir sistemde adalet, özellikle, erişilebilirdir, yaşa uygundur, hızlıdır, özenlidir, çocuğun ihtiyaçlarına ve haklarına uygun ve odaklıdır; çocuğun adil yargılanma hakkı, yargı sürecine katılma ve bu işlemleri anlayabilme hakkı, özel hayata ve aile hayatına ve çocuğun bütünlüğü ve haysiyetine saygı gösterilmesi dâhil bütün haklarına saygılıdır.

Bütün çocukların sahip oldukları haklardan haberdar edilme haklarına, çocukların adalete erişimleri için uygun yollar sağlanması ve kendilerinin yer aldığı ya da kendilerini etkileyecek olan dava süreçlerinde danışılma ve dinlenilme haklarına saygı gösterilmeli ve uyulmalıdır. Bu katılımı anlamlı kılabilmek için, olgunluk düzeyleri ve varsa iletişim zorlukları göz önüne alınarak, çocukların görüşlerine gereken önem verilmelidir.

Çocuklar, haklarının tam sahipleri olarak görülmelidir; tüm haklarını, kendi görüşlerini oluşturabilme kapasiteleri ve davanın koşulları göz önünde bulundurulacak şekilde kullanma hakkına sahip olmalıdırlar.



Yasal süreçte yer alan ya da bundan etkilenen çocukların yüksek menfaatleri gözetilirken:


a. Çocukların görüşlerine ve düşüncelerine gereken önem verilmeli;

b. Haysiyet, özgürlük ve eşit muamele gibi çocuğun diğer bütün haklarına her zaman saygı gösterilmeli;

c. İlgili tüm yetkililerce, çocuğun ruhsal ve bedensel sağlığı ve hukuki, sosyal ve ekonomik çıkarları da dâhil olmak üzere, zarar görebilecek bütün menfaatlerinin gereğince dikkate alınabilmesi amacıyla kapsamlı bir yaklaşım benimsenmelidir.

Parlamenterler Meclisi, Avrupa’nın “çocuklar için fiziksel cezadan arındırılmış bir bölge” olması çağrısında bulunan tavsiye kararını da 2004 yılında kabul etmiştir. 

Çocuklara Yönelik Fiziksel Ceza Uygulamasının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Yapılacak Yasal Reform Hakkında Avrupa Parlamentoları İçin Bir Rehber;

Avrupa Konseyi, nasıl ölüm cezasını Avrupa’dan silip atmak için sistematik bir kampanya yürüttüyse, şimdilerde benzer bir şekilde, fiziksel cezanın olmadığı bir kıta yaratma vizyonunu hayata geçirmeye çalışmaktadır. İnsanlara vurmak doğru bir davranış değildir ve unutmamak gerekir ki çocuklar da insandır.


Çocuklara yönelik fiziksel cezalandırmanın etkili bir biçimde yasaklanması, söz konusu yasağın çocuğun korunmasına dair mevzuatta açıkça telaffuz edilmesi ve hane içi, ceza sistemi ve alternatif bakım hizmetleri de dâhil olmak üzere, çocukların olduğu her yerde uygulanması anlamına gelir.


Her fırsatta tekrarlanan “Çocuk Bizim Geleceğimizdir” sözünün gereği olarak, çocukların sadece ebeveynlerin sorumluluğunda olmadığını unutmamamız gerekiyor.

Uluslararası Kuruluşlar, Hükümetler, Mahalli İdareler, Sivil Toplum Kuruluşları ve toplumdaki bireyler olarak, atılan her adımda, “çocukların nasıl etkileneceğinin” düşünülmesi” ve “çocuk haklarına” uygun davranılması temel sorumluluğumuzdur.

 

Kaynaklar: 

https://www.unicef.org/turkey/hm/_hm1.html

http://cocukhizmetleri.aile.gov.tr/