Anasayfa, Eğitim, İş Yaşamı

Kız Kulesi’nden Havacılığa Uzanan Bir Mühendislik Macerası

Yazan: Necati Gökyar – 05.12.2021

Babaannem kısacık boylu, minik bir kadındı. Hafızama kazınan, bembeyaz teni ve mavinin neredeyse her tonunun barındığı muhteşem hareli gözleriydi. Üsküdar’ın Çiçekçi semtinde oturuyorlardı. Çiçekçi’den Harem yönüne doğru yokuş aşağı yürümeye başladığınızda bir süre sonra Kız Kulesi’yle karşılaşırsınız. Denizin ortasına inşa edilmiş muhteşem bir yapı. Henüz ilkokula başlama yaşı dahi gelmemiş bir çocuk olarak hayalim, babaanneme ileride Kız Kulesi’nin yanı başında benzer bir ev inşa etmek ve onu orada oturtmaktı. Kendimce, bu minik kadını korumaya çalışıyordum herhalde.  İşte benim mühendisliği meslek olarak seçimim böyle bir hayalle başladı.

Takip eden yıllarda, üniversiteye kadar olan eğitim hayatımda, başta Matematik ve Fizik olmak üzere, genellikle sayısal konulara ve teknolojik gelişmelere ilgim vardı.  Aslına bakarsanız, bunlar hayatın bir parçasıdır zaten. Alışveriş esnasında seçeceğimiz ürünü belirlemeye çalışırken, daracık yollarda araba sürmeye ve park etmeye uğraşırken, üşürken veya sıcaktan bunalırken, seyahat ederken, kalori hesabı yaparken, sözlü veya yazılı haberleşirken hep teknolojiyi ve bir anlamda da pozitif bilimleri kullanırız, bilinçli olarak veya farkında olmadan. Eğer, olayları üç boyutlu halde derinlemesine görebiliyor, analiz etmekten ve alternatifler üzerinde kıyaslamalar yapmaktan hoşlanıyor, teori ile pratiği bir araya getirmekten ve teknolojik gelişmelerin içerisinde olmaktan haz duyuyorsanız, mühendislik tam size göre.

Modern anlamda mühendis, bilim insanlarınca üretilen teorik bilgiyi, insanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kolayca ve ekonomik şekilde uygulanabilir hale dönüştüren kişi olarak tanımlanıyor. Mühendis kelimesi Arapça geometri (hendese) ile uğraşan, geometri bilen kişi anlamına geliyor. Mühendislik felsefesi, başta emniyet olmak üzere, ekonomi ve estetiğin göz önünde bulundurulması, teklikten bütünselliğe veya bütünsellikten tekliğe ulaşma amacıdır. Ar-Ge çalışmalarıyla mevcut bilgileri kullanarak yeni fikirlere, tasarımlara ulaşmak, var olanı iyileştirmek ya da yeni baştan yaratmaktır. Örneğin, yıllar öncesindeki otomobiller ile bugün kullanılanları kıyaslarsak, nasıl bir ilerleme yaşandığını, mühendisliğin birçok alanının bu gelişimde ne kadar payının olduğunu anlayabiliriz. 1990’lı yıllarda otomatik vitesli, klimalı bir araç lüks sayılıyorken, bugün alt kategorideki araçlarda bile elektronik kontrollü gelişmiş fren ve sürüş sistemlerine, düşük hacimli turbo destekli motorlardan elde edilen yüksek güç değerlerine, navigasyona, dört tarafımızı çevreleyen hava yastıklarına ve çarpışma uyarıcı sistemlere sahip olabiliyoruz. Yakıt tasarrufu ve çevre normları dikkate alınarak, aerodinamik gelişmelerle şekillenmiş araçlar, ileriki yıllarda tamamen elektrikli ve hatta otonom sürüşlü hale dönüşecektir. Bu gelişim ve dönüşümdeki baş aktörler arasında mutlaka mühendisler yer almaya devam edecektir.

Gönülden isteyerek yaptığım üniversite tercihlerimde üst sıralar hep mühendislik dallarına aitti. Ülkemizin en değerli üniversitelerinden birinde okuma, Gümüşsuyu Binasının yüksek tavanlı, büyük kapılı, masif ahşap sıralı amfilerinde zamanın değerli öğretim üyelerinden dersler alabilme imkanına sahip olabildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum. Kütüphanesi, yemekhanesi, kantini, bahçesi, laboratuvarları, hatta kapıdaki simitçisi ile çok anılar biriktirdi bizlerde. Şimdilerde ancak bulmacalara konu olan TE cetveli kullanılarak yapılan teknik resim çizimlerini unutmamız mümkün değil. Bina hala aynı bina, ancak öğrenciler artık dijitalleşmenin nimetlerinden yararlanıyor, elektronik ortamlarda dersleri takip edip, projelerini hayata geçirebiliyorlar. Eskiden ana dallarda mühendislik eğitimleri veriliyorken, şimdilerde çok daha geniş çerçevede, çeşitlendirilmiş branşlarda eğitimler alınabiliyor ve daha hedefe yönelik öğrenciler yetiştiriliyor. Örneğin, ben Makina Mühendisliği ile Elektronik Mühendisliği arasında seçim yapmak durumunda kalmıştım. Şimdilerde ise öğrenciler, Mekatronik Mühendisliğini, yani kontrol otomasyon, makina, yazılım ve elektrik elektronik mühendisliği dallarının kesişiminden oluşan dalı tercih edebiliyorlar.

Eğer akademisyen olarak çalışılmayacak ise, üniversite eğitimi ve istenirse devam edilecek lisansüstü çalışmalar bir şekilde sonlanıyor ve sonrasında çalışma hayatı başlıyor. Zorluklarla dolu uzun bir dönem.  İnsan ilişkilerinin, ekonomik kaygıların, çekişmelerin, hırsların, kayrılmaların, sevinç ve hüznün hepsini tadacağınız ve değişik şartlar altında size sunulan rolü oynamaya devam edeceğiniz bir tiyatro sahnesi adeta.  

30 yıllık iş hayatımda, basamakları ağır ağır çıkmak, bazen ara katlarda uzunca beklemek, hatta bazen bulunduğum kattan aşağı düşmek ve yeniden tırmanmak durumunda kalsam da, teknoloji ile iç içe olan havacılık sektöründe, yöneticilik de dahil, hemen hemen tüm pozisyonlarda severek görev yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. Teknolojik gelişmelere paralel yeni şeyler öğrenmekten haz duyuyorum. Bu süre zarfında birçok yeni mühendis arkadaşla çalışma fırsatım oldu. Onların iş hayatındaki gelişimlerine ve ilerlemelerine katkım olduğu için memnuniyet duyuyorum.  

Kız Kulesi’nin yanına ev inşa etme hayali ile başlayan mühendislik maceram havacılık sektöründeki çalışmalarım ile devam etmektedir. “Mühendis” unvanımı gururla taşıyorum ve genç arkadaşlara, ilgi alanları hangi dalda ise; “eğer teknolojik gelişmelerin parçası olmaya hazırsanız, iyi bir teorik bilgi ile temeli sağlam tutmaya niyetliyseniz ve sayısal dersleri seviyorsanız gönül rahatlığı ile mühendislik fakültelerini tercih edin, ancak bunun için düzenli ve çok çalışın, ayrıca; sanattan spora çok yönlü kazanımlar elde ederek dünya insanı olmayı hedefleyin” diyorum.

Mühendislik eğitimi kişiye farklı bir bakış açısı verecektir, sonrasında birçok sektörde mühendis olarak çalışılabileceği gibi, istenilen herhangi başka bir mesleğe de yönelinebilinir.  Alınacak “Mühendislik” diploması, halk arasındaki kullanımı ile, daima koldaki altın bilezik olacaktır. Her ne kadar, teknolojik ilerlemeler birçok mesleği yakın zamanda devre dışında bırakacak gibi görünse de, değişen şartlara uyumlu mühendislik dallarında iyi eğitim görmüş, teknolojik gelişmelere ayak uydurabilmiş, teorik bilgisi, yabancı dili, hayattaki duruşu, kültürel farklılıklara saygısı ve saygınlığı ile donanımlı dünya insanı mühendislere her zaman ihtiyaç olacaktır.  

Tüm mühendis ve mühendis adaylarının “Dünya Mühendisler Günü” kutlu olsun.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén