Dünya Değişiyor
Yazan: Sibel Şensu - 18.11 2016
 

Dünya hızla değişiyor. Geçenlerde 1970’lerde İstanbul’u anlatan kısa bir film seyrettim. Çok farklıydı ama bu doğaldı, çünkü 40 yılı aşkın süre geçmişti aradan. Oysa sadece 15 yıl, 10 yıl ve hatta 5 yıl önce bile hayatımız bambaşkaydı; bilimsel/teknolojik yenilikler başta olmak üzere, baş döndürücü bir hızla değişiyoruz.





2000’de Bluetooth ve GPS ile tanışmanın yanı sıra cep telefonu ile mesaj yazabilme yeniliği de sunuldu bize.

2001’de iPod ile MP3 müzik indirebildik ve aynı yıl online ücretsiz ansiklopedi "Wikipedia" kullanıma açıldı.

2003’de Skype’ı öğrendik. Aynı yıl İnsan Genom Projesi’nin tamamlandığı ve insan DNA’sının parmak izinin sırlarının çözüldüğü anons edildi.

2004’de Facebook hayatımıza girdi. 2005’de Youtube geliştirildi.

2007’de ilk iPhone çıktı.

2008’de Google Android, 2009’da 4G ve 2010’da ise Apple iPad ile tanıştık.  

Son 5 yılda üç boyutlu çıktılar alabilmeye, selfie çubukları ile kendimizi çekebilmeye, Instagram’la fotoğraflarımızı anında dünyayla paylaşmaya, elektrikli otomobile binebilmeye (ya da en azından uzaktan bakmaya) başladık. Daha nice akıl almaz yenilikle kol kolayız artık.

İnsan düşünmeden edemiyor... Bu baş döndürücü yenilik hızı içinde, bizi ve çocuklarımızı nasıl bir gelecek bekliyor?
 
İşte gelecek için öngörülen yeniliklerden birkaçı:

  • Bunama ya da diğer adı ile "demans" denen ve giderek yaşlanan toplum için büyük dert olan hastalıkla mücadelede başarılar bizi bekliyor. Bu sayede demans olgularında azalma bekleniyor.

 

  • İnsanlık, yaşayabilmek için enerji kaynaklarına ihtiyaç duyuyor. Ancak hem kullanılmakta olanların tükenmesi hem de yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulması, güneş enerjisinin önemini giderek artırıyor. Gelecekte dünyanın en büyük enerji kaynağının güneş olması bekleniyor.

 

  • Genetik alanında büyük çalışmalar var. Bu sayede birçok hastalığın ve bunların başında gelen Tip 1 diyabetin (şeker hastalığı) önüne geçilebileceği düşünülüyor.

 

  • Dünya nüfusu hızla artarken besin kaynaklarının da giderek azalması önemli bir sorun. Dünyanın büyük bir kısmında açlık veya yetersiz beslenme tehlikesi var. Yeni, güvenli ve ulaşılabilir besin kaynakları geliştirilmesi konusunda büyük çalışmalar yapılıyor. Bu sayede, gelecekte kıtlık tehlikesinin önlenebileceği düşünülüyor.

 

  • Gelecekte elektrikli veya sürücüsüz otomobillerimiz olabileceği gibi, uçaklarımızın da olabileceği ve herkesin pilot ehliyeti bulunacağı hayal ediliyor. Zaten bilim kurgu filmlerinde gökdelenler arasında hızla uçan minik araçlar görmek sıradan bir durum…

 

  • 90’lardan sonraki döneme "dijital çağ" ya da "bilgi çağı" adı veriliyor. Giderek gün boyu kullandığımız bir çok araç dijital teknolojiyle çalışıyor, internet hayatımızın sıradan bir parçası. Yakın bir gelecekte hayatımızdaki her şeyin dijital hale geleceği var sayılıyor.

 

  • Çağımızın giderek yaygınlaşmakta olan hastalığı "kanser" sonucunda yüksek ölüm oranları görülse de, kanser tedavisi alanındaki çalışmalar da büyük bir hızla devam ediyor. Kanseri hem tedavi edebilecek, yaşam ömrünü uzatacak hem de yan etkileri daha az olacak tedaviler geliştirileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

 



  • İnsan Genom Projesi kapsamında artık DNA haritasını çıkartmak mümkün. Yakın gelecekte her bebeğin doğar doğmaz DNA analizinin yapılacağı ve bazı hastalıkların daha ortaya çıkmadan önlenebileceği düşünülüyor.

 

  • Ve elbette hepimizin hayali: Zamanda yolculuk!! İleriye ya da geriye, bir başka zaman dilimine, merak ettiğimiz ya da özlediğimiz insanları görmeye gidebilecek miyiz? "Neden olmasın" diyor gelecek analistleri…


Onlara göre, her şey mümkün!