Anasayfa, Kişisel Gelişim

Boyhood-Büyümeye Övgü

İnsanın büyüme sürecinin on iki yılını, iki saat kırk beş dakikalık bir zaman diliminde, güzel müzikler ve sevgi dolu bir atmosfer eşliğinde izlemek isterseniz, 2014 yılı yapımı Boyhood (Çocukluk), bunun için gayet yerinde bir seçim olacaktır.

Yönetmenliği ve senaryosu Richard Linklater’a ait olan film, başrolü paylaşan dört oyuncusuyla (Ellar Coltrane, Patricia Arquette, Ethan Hawke ve yönetmenin kendi kızı Lorelei Linklater), hazır olun, tam on iki yılda çekilmiş. Bu anlamda eşi benzeri olmayan bir film olan Boyhood için, yetişkinliğe giden bir yolculuk filmi tanımlaması yapılabilir.

Film boyunca, anne babası kısa süre önce ayrılmış, ancak ebeveynlerinin özeni ve gayretiyle, üç yaş büyük ablası ile birlikte doğal ve aynı zamanda sağlam bağlarla büyüyen Mason’ın olağan haylazlıklar, meraklar ve keşiflerle dolu büyüme macerasına tanıklık ederiz.

Mason’ın yaşadığı temel travma, anne baba ayrı olması gibi gözükse de, annesinin de kendini tamamlama sürecine ortak olur, yaptığı seçimlerin çocukları üzerindeki yansımalarına tanık oluruz. Hayatındaki seçimler, hem anneyi hem çocuklarını zorlasa da, film boyunca her şey kendi ritminde akar, aşırılıklar ya da fazlaca dramatik durumlar meydana gelmez, gelse de yepyeni seçimlerle hayatın akışına paralel yaşamlar kurulur, her şey yeniden düzene sokulur.

Temelde film, anne ve oğlu Mason’ın çevresinde şekillenir gibi görünse de, abla ve baba da kendi büyüme süreçlerini tamamlamaya çalışan figürlerdir. Bu noktada, yetişkin olmayı da sorgular insan; belli ki hayat devam ettiği sürece büyüme de devam eder aslında. Babanın, filmin sonlarına doğru kurmayı başardığı yepyeni düzen, yetişkin olmak için ödenen bedellerin sonucunda kazanılan bir ödüldür belki de.    

Filmin derdi büyük artistik başarılar ortaya koymaktan ziyade, insan olarak büyümenin, an bazında taşıdığı anlamları ifade etmektir aslında. Eskiden tutulmuş bir günlüğün sayfalarını çeviriyor gibiyizdir; zamanın nasıl aktığını anlamayız, tıpkı kendi hayatlarımızda olduğu gibi…

Öyle ya, “Yaşarken pek de farkına varmayız anların… Hayat, ileriye doğru yaşanır, geriye bakıldığında anlam kazanır.” Çocukluktan ergenliğe, ardından gençliğe doğru çıktığa yolculuğa tanıklık ettiğimiz Mason’ı nihayet üniversiteye uğurlarken, annesi gibi biz de tıpkı elimizde büyütmüş kadar duygulanırız. Belki de kendi yaşanmışlıklarımızı, bizi şu andaki bize çıkaran yolları görmekten kaynaklanan bir durumdur bu. Hüzünlü ve düşündürücüdür. Elimizdeki, kendi hayatlarımıza tutulan bir aynadır.

Çekimlerinin sürdüğü on iki yıl içerisinde oyuncuları da gözümüzün önünde yaş alan bu özel ve bol ödüllü filmi, hayatın ve büyümenin her anından zevk alarak çocuklarınızla birlikte keyifle izlemeniz dileğiyle…

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by North London MEDIA LTD.