Kişisel Gelişim

Fahrelnissa Zeid ve Sanatı

Yazan: Sibel Şensu – 2 Temmuz 2017

Fahrelnissa Zeid… İleri yaş fotoğraflarında bile çekici yüzü ve güçlü duruşu ile etkileyici bir insan! Ülkemizde modern ve soyut sanatın ilk temsilcilerinden biri.

Bugünlerde İstanbul Modern’deki ve Londra Tate Modern’deki sergileri nedeni ile adını daha sık duyuyoruz. Ünü ülkemizin sınırlarını çoktan aşan, Paris, Londra, New York, Brüksel gibi şehirlerde yapıtlarını sergilemiş, resimleri müzayedelerde yüksek fiyatlara alıcı bulmuş çağdaş bir sanatçımız. 

Tüm büyük sanatçılarda olduğu gibi, ona dair anlatılanlarda da fırtınalı bir yaşamın ayrıntılarını dinliyoruz. Eserleri çarpıcı, farklı, özgün, etkileyici. Fahrelnissa Zeid kim; nasıl yaşamış; neler hissederek üretmiş eserlerini, nelerden beslenmiş?   

Onu anlatanlar daha 10’lu yaşlarında resme yatkınlığının ailesi tarafından fark edildiğini, desteklendiğini ve 18’inde Sanayi-i Nefise’nin (Güzel Sanatlar) ilk kadın öğrencilerinden biri olduğunu söylüyorlar.

Osmanlı’nın birçok asker, devlet adamı ve sanatçı yetiştirmiş ünlü Şakir Paşa (Kabaağaçlı) ailesinin kızı, Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir) ve Aliye Berger’in kardeşi, ailesinin O’nu çağırışı ile “Fahrünissa” olarak başlıyor hayatı. 20’li yaşlarında Yazar Melih Devrim’le evlenir, Nejad ve Şirin’i dünyaya getirir. 

30’lu yaşlarından itibaren ise gerçek bir “Prenses”, Prens Zeid’ın eşi, Prens Raad’ın annesi olur. Resim alanındaki değeri yaşarken kabul görme şansına erişen ender sanatçılardan biri, üstelik “kadın, Türk ve Müslüman’dır”!

Yukarıda Londra’da 1947’de açtığı sergisinde Kraliçe Elizabeth’i karşılarken çekilmiş fotoğrafını görüyoruz. Eşlerinin görevleri sayesinde Avrupa’da gezme ve yaşama olanağı bulur, atölyelere katılır ve bol bol sergi gezerek sanatçı yönünü geliştirir. 

Bütün fotoğraflarında Fahrelnissa Zeid, dönemine özgü şık ve Batılı modern giysiler içinde görülmektedir. Katıldığı yerli ve yabancı ortamlardaki en hoş ve zarif kadınlardan biri olarak anlatılıyor. Sefirelik yaptığı, Türk kültürünü ve zerafetini dünyaya sergilediği yıllar geçiriyor. Batıda kaldığı onca yıla rağmen Türklüğü ve dini ile gurur duyduğunu, Batı ve Doğu-İslam birikimini eserlerine yansıtması sayesinde özgün kimliğini kazandığını öğreniyoruz.Yaşamının Amman’da geçen son döneminde kendi adına bir sanat enstitüsü kuruyor ve birçok Ürdünlü kadın sanatçıya yol gösteriyor. O kadar değer görmüş olmalı ki, ölümü üzerine Ürdün’de Ulusal Yas ilan ediliyor ve Kraliyet Mezarlığı’nda defnediliyor.

1901’de Büyükada’da başlayan ve 1991’de Umman’da son bulan, darbeler, ayrılıklar ve depresif dönemlerle bölünen zenginlik, ün, ama daima yoğun bir yaratıcılık ve üretim ile geçen hareketli bir yaşam. Fahrelnissa Zeid’ın sanat yaşamının aşamalarını inceleyenler,figüratif sanat ağırlıklı gençlik dönemini, giderek soyut resme geçtiği,Bizans, İslam, Arap, Pers ve Batı izlerini harmanladığı ve dev tuvaller üzerinde çalıştığı olgunluk döneminin izlediğini anlatıyorlar.

“Soyut bir ressama dönüşmeyi amaçlamadım”, diyor Zeid, ”Şekiller ve değerler üzerinde çalışan biriydim. Uçmak beni değiştirdi… Dünya altüst oldu. Yukarıdan baktığınızda artık kocaman bir şehir avcunuzun içindeydi.”.  

2013’te bu tablosu satılır ve Zeid, Ortadoğu’nun eseri en yüksek fiyatla alıcı bulan kadın sanatçısı kabul edilir. Bu resminde İslam, Sufizm, Bizans ve Batı izleri olduğu ifade edilmektedir.

Son döneminde ise ağırlıklı olarak, kocaman anlamlı gözlerle bakan büyük portreler yapıyor sanatçımız. Portre çalışmalarının onu eşinin ölümü ile düşmek üzere olduğu boşluktan kurtardığını anlatır. “Boşluğa yuvarlanmamak için, bomboş atölyemde bana bir mevcudiyet gerektiğine inandım. Ve Zeid’in portresini yapmaya başladım. Artık atölyemde yalnız değildik. Portre ve ben birbirimizi bulmuştuk.” Portre çalışırken modeline çok yaklaşmamaya çalıştığını, ayrıntılarla kaybolmak yerine modelinin ruhunu yakalamayı amaçladığını da söyler.

İstanbul Modern’de ‘Cehennemim’ adını verdiği beş metreden geniş, iki metreden yüksek ünlü anıtsal eseri – kısa süreliğine Tate Modern’e konuk olsa da – kendine ait kocaman bir alanda izleyicileri karşılıyor. Bu dev eserde Fahrelnissa Zeid içini saran cehennem benzeri boğuculuğu, küçük rengarenk kutucuklara dönüştürüp tuvale dağıtıyor ve sanki kendi cehenneminden bir cennet yaratıyor…  

KAYNAKLAR ve EK BİLGİLER:

  • İstanbul Modern’de Kısa Süreli Sergiler Alanı’nda yer alan “İstanbul Modern Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” isimli sergiyi 30 Mayıs – 30 Temmuz 2017 arasında gezebilirsiniz. Bu sergide sanatçının 1940 – 1970 arası döneminde ait eserlerinden bir seçki sunulmaktadır. www.istanbulmodern.org
  • Retrospektifi, Londra Tate Modern’de 13 Haziran – 8 Ekim 2017 tarihleri arasında gösterimde olacak. www.tate.org.uk
  • Yapıtları, daha sonra, Berlin Deutsche Bank Kunst Halle (20 Ekim 2017-25 Mart 2018)  ve Beyrut Nicolas İbrahim Sursock Müzesi’nde (27 Nisan- 1 Ekim 2018) izlenebilecek.
  • http://www.leblebitozu.com/onemli-kadin-ressamlarimizdan-fahrelnisa-zeidin-23-tablosu/

Videolar için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz:

www.youtube.com/watch?v=SLec_T5LLBA

www.youtube.com/watch?v=bJT6vyDKLUs&t=9s

www.youtube.com/watch?v=kjWT5OpDznA

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by North London MEDIA LTD.