Anasayfa, Okul Yaşamı

Hangi Karakter Özellikleri Çocukların ve Gençlerin Öğrenmesine Yardım Eder?

Yazan: Sibel Şensu – 8 Şubat 2022

Öğrenme akılda, karakter ise kalpte gerçekleşir dense de, ikisi yakın ilişki içindedir; karakter, öğrenmeye birçok yönden etki eder. Araştırmalar şu dört karakter özelliğinin çocukların ve gençlerin daha iyi öğrenmesine katkı sağladığını ortaya koymuştur.

Bağışlayıcı olmayı öğrenmek yararlıdır.

Uzun yıllardır yapılan araştırmalar bağışlayıcı olabilmenin bir yaşam becerisi olduğunu göstermiştir. Bağışlayıcı kişiler acıların ve şanssızlıkların üstesinden gelebilirler. Psikoloji alanındaki araştırmalara göre, çocuklara bağışlayabilmeyi öğretmek onların hayata bakışını değiştirmekte ve akademik performanslarını artırmaktadır.
Ortaokul dönemindeki akademik başarısı düşük öğrencilerde Wisconsin – Madison Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada çocukların bir kısmına 12 hafta süreyle bağışlayıcılık üzerine dersler verilmiştir. Bu dersi alan çocuklarda almayanlara göre akademik olarak ilerleme sağlanmıştır. Araştırmacılar, Nasıl zonklayan bir diz gün boyu konsantrasyonunuzu bozarsa, kırık bir kalp de benzer bir sıkıntıya neden olur, demektedir. ‘Eğer yüreğin acısını azaltmak mümkün olursa, çocuklar derslere odaklanmak için daha fazla güç, zaman ve istek bulacaktır’. Aileler, çocuklarına bu konuda örnek olabilir ve önemi ile ilgili küçük konuşmalar yapabilir. Bu sayede, çocuklar okulda yaşayabilecekleri kırgınlık veya adaletsizlik durumlarında yollarına daha kolay devam edebilecek şekilde hazırlık yapmış olurlar.

Amacı olan çocuklar öğrenmeye daha yatkındır.

Araştırmalar amacı olan kişilerin daha mutlu, sağlıklı ve daha başarılı olduğunu göstermiştir. Belli bir amaca doğru yol alan çocukların da okula devam ediyor olmayı daha anlamlı bulduğu saptanmıştır. Claremont Graduate Üniversitesi gençlerle bir çalışma yürütmüş ve başlangıçta onlara yaşam amaçları hakkında basit sorular yöneltmiştir. Şaşırtıcı şekilde, 9 ay sonra, bu gençlerin yaşam amaçlarında belirginleşme, artış olduğu görülmüştür. Araştırmacılar, bu basit sohbetin ya da soruların bile gençlerin konuyu düşünmesine ve yanıtlar üretmesine yardım ettiğini saptamıştır. Tüm uzmanlar, ailelerin çocuklarına kendi amaçlarını empoze etmekten kaçınmaları gerektiğini söylemektedir. Bunun yerine açık uçlu sohbetler ile çocukların ve gençlerin beklentilerini, değerlerini ve amaçlarını bulmalarına yardım edilmelidir.

Minnettarlık ve teşekkür edebilmek çocukların öğrenmeyi sağlayan ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.

California State Üniversitesinde yapılan araştırmada, teşekkür edebilmenin ve minnettarlığın çocukların daha çabuk öğrenmesine katkı sağladığı gösterilmiştir. Minnettarlığını gösterebilen çocukların yaşamları olumlu yönde etkilenir; öğrenme motivasyonları artar; daha bilgili kişilerden, büyüklerinden daha çok yararlanabilirler ve yaşam boyu başarıyı bulma olasılıkları artar. Profesör Giacomo Bono, Kişiyi daha mutlu ve başarılı yapan, sadece minnettar bir şekilde ortalıkta dolaşmak değildir. Bu sayede davranış şekliniz değişir ve daha farklı ilişkiler kurabilirsiniz demektedir. Çocuklar diğer insanlara karşı minnettarlık ve şükran hissedebildiklerinde ve bu şekilde davranabildiklerinde, dünyayı algılama ve kendilerini konumlandırma şekilleri de değişmektedir. Onları destekleyen öğretmenlerine, ailelerine, arkadaşlarına içten gelen bir şükran gösterirler. Bu, ilişkilerini derinleştirir, akranları ve büyükleri ile olumlu bağlar kurmalarını sağlar. Bu derin bağlar, hedef belirlemelerini ve motivasyonlarını korumalarını kolaylaştırır.

Bu nedenle çocuklarımıza teşekkür etmeyi veya küçük teşekkür mesajları göndermeyi öğretmek önemlidir. Onlara, aile içi sohbetlerde, en şükran dolu olduğumuz olayları veya kişileri anlatarak örnek olabiliriz.

Mütevazi çocuklar daha iyi notlar alırlar.

Çocuklarımızın özgüveninin yüksek olmasını ve örneğin, sınıfta çekinmeden ayağa kalkıp konuşmasını isteriz. Öte yandan, araştırmalara göre, alçak gönüllülük, aklı, öğrenme için gereken şekilde düzenler. Biliriz ki, öğrenmenin kardeşi meraktır. Merak ise yeterince bilmiyor olmayı, bilmediğinin farkında olmayı ve kabul etmeyi gerektirir. Alçak gönüllü kişiler işte bu şekilde, bilmediğini bilen ve kabul edebilen kişiler olduklarından akılları öğrenmeye açıktır.

Pennsylvania Üniversitesi araştırmacıları, ergenlerdeki entelektüel alçakgönüllülüğün öğrenmeye katkısını bir çalışma ile ortaya koymuştur. Bu araştırmada, en yüksek düzey düzeyde başarı, en alçakgönüllü olanlarda saptanmıştır. Bu çocuklar daha zeki oldukları için değil daha iyi öğrendikleri için daha başarılıdır; Zor problemlerde daha uzun zaman harcayabilmişler; daha fazla çaba gösterebilmişler; başarısız olduklarında geri bildirimi kabul etmişler ve neden yanıldıklarını sorgulamışlardır. Araştırmacıların önerilerine göre, ebeveynler çocukların ne bildiğine odaklandıkları kadar neyi ne kadar merak ettiğine de önem vermelidir.

Öğrenmeyi seven nesiller dileğiyle…

KAYNAK:

https://greatergood.berkeley.edu/article/item/four_character_strengths_that_can_help_kids_learn

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén