Sağlık, Tehlikeler

Madde Bağımlılığı – 2. Bölüm

Yazan: Prof. Dr. İbrahim Öztek * – 3 Ağustos 2017

UYUŞTURUCU KONUSUNDA TÜRKİYE’DE DURUM

Birinci bölümünde “Madde Bağımlılığı”nın etraflıca ele alındığı yazı dizimizin ikinci bölümüne, ülkemizde ve dünyadaki durumun yanı sıra bonzai hakkındaki bilgilerle devam ediyoruz. 

Türkiye’nin uyuşturucu madde kaçakçılığına karşı sürdürdüğü çaba, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Ofisi başta olmak üzere, tüm uluslararası örgüt ve toplumlarca takdir görmektedir.

Türkiye, afyon türevi yakalamalarda tüm AB üyesi ülkelerin toplam yakalamalarına eşit düzeyde bir madde yakalama başarısı göstermiştir. Bu seviyedeki başarının arkasında, İstanbul polisinin son yıllarda 33 tondan fazla uyuşturucu ele geçirmesinin önemli katkısı vardır. Sadece 2008 yılı içinde 3 ton 246 kilogramı eroin olmak üzere 11 ton uyuşturucu yakalanmıştır.

Türkiye, artık sadece transit ülke değil, satıcısı ve kullanıcısı giderek artan bir ülke haline gelmiştir.

Sigara, alkol ve uyuşturucuda Türkiye’de bir yılda korkutan artış!!!

Orta ve lise öğrenimi

   2010 yılı                              2014 yılı

yüzde 15’i sigara               yüzde 20’si sigara

yüzde 8’i alkol                   yüzde 14’ü alkol

yüzde 3’ü uyuşturucu         yüzde 4’ü uyuşturucu

Ayrıca, öğretim üyesi, polis, işadamı, doktor her sınıftan insan, çete reisi olabiliyor.

BİR BONZAİ EKSİKTİ

Son yıllarda bonzai isimli bir zehir, gençliğe uyuşturucu cinsinden bir bitki gibi sunuluyor.

İsminden yararlanılan bu bitki, gerçekte Japon zen felsefesinin uzantılarından olan süsleme sanatının, tabiat ve bitkilere ulaşan ve son derece sabır ve marifet gerektiren önemli bir koludur.

Bonzai, özel olarak yetiştirilen cüce ağaçtır. Renkli şirin saksılarda aslına uygun olarak yetiştirilen bu ağaçlar, özel bakım ve budama usülleri ile bodur kalırlar. Büyüyemedikleri için de her şeyin küçüğü gibi son derece şirindirler. Aynı zamanda pıtır pıtır rengarenk çiçek açarlar. Ömürleri de uzundur.

“Bonzai’nin kölesi mi, insanlığın efendisi mi?” 

Şimdi bir takım cinayet şebekelerinin, bu şirin bitkinin ismini kullanarak oluşturdukları zehirin hiçbir şekilde zevk verici, rahatlatıcı, hayaller alemine götürücü, dertlerden uzaklaştırıcı veya keyif verici bir etkisi, kesinlikle mevcut değildir.

Bonzai adı altında, içeriğinde bulunan ağır metaller, aromatik aminler, hidrokarbonlar, radyoaktif maddeler, tarım ilaçları, aseton, ether, fare zehiri, diğer bir takım kimyasallar ve uyuşturucu madde atıkları gibi akla hayale gelmeyecek cinsten maddelerin ilavesiyle ortaya korkunç bir karışım çıkmaktadır.  

Bu “sentetik kannabinoid” ya da bilinen adıyla bonzai denilen karışım, bazı bitki yapraklarına emdirilmekte, bu bitkilere sigara biçimi verilmekte ve sigara gibi içilmektedir. Bundan bir nefes çekildiğinde ciğere giden duman, en küçük hava keseciklerini ve buradaki minik damarları parçalamakta ve duman içindeki zehirli maddeler doğrudan kana karışmaktadır. Zehir, kan ile önce beyne, sonra tüm vücuda dağılmaktadır.

Beyinde bir anda milyonlarca hücrenin yapısı altüst olmaktadır. Buna bağlı olarak derhal bilinç kaybolur. Önce düşünme, görme ve işitme duyuları ortadan kalkar. Uyarılma ve hareket sistemi zedelenmesine bağlı olarak dengesizlik ortaya çıkar. Zaman ve mekan duyguları kaybolur. Ardından kalp ve sinir sistemi harabiyeti başlar. Ciğerde başlayıp, beyne uzanan harabiyet, kalbe atlar. Kalp aşırı hızlı çalışır. Çarpıntı tüm sistemleri kaplar. Sinir sistemi adeta felç olur. Nefes alınamaz ve boğulma hissi ön plana çıkar. Bu dehşet tablosundan kurtulabilmek için gencecik insanlar için tek bir çare kalmıştır, o da ölümü tercih etmek.

Bonzai uyuşturucu değildir. İnsanı uyuşturmaz, alışkanlık yapmaz. Zira bonzaiye alışacak veya uyuşturucu etkisine kapılacak zaman yoktur. Çünkü bonzai, anında öldürür. Bonzai, bir cinayet aracıdır ve bunu pazarlayanlar, cinayete teşebbüsten yargılanmalıdır.

Milletimizin ünlü yaptığı, şöhretli yaptığı film artistleri veya şarkıcılar da zaman zaman yazılı ve görsel medyada uyuşturucu kullanıcısı veya satıcısı olarak yer almaktadırlar. Bunlar gençlerimiz için kötü örnek olmaktadırlar. Milletimizin hukuku ise bunları yargılamakta yavaş davranmaktadır.

TÜRKİYE – 2014 RAPORU – 1

  • Uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığı %17 arttı. 
  • Bonzai kullanımı %38 arttı.
  • 2014 yılında 648 kişi uyuşturucuya bağlı olarak hayatını kaybetti (madde bağımlı ölümü 2013 yılında 232 kişidir).
  • Bir diğer korkunç gerçek ise 13 yaşında bir çocuğun uyuşturucudan ölmesiydi.
  • Ölenlerin yaş ortalaması önceki yıllarda 35 iken, genç ölümlerinin artması nedeniyle bu yaş 31’e düştü.
  • Ölüm olayı 26 ilde meydana geldi.
  • En yüksek ölüm oranı İstanbul’da (yüzde 49.6), ikincisi ise Antalya’da (yüzde 10.8) meydana geldi. Bunları, Adana (yüzde 7.3) ve Ankara (yüzde 5.6)takip etti. 

TÜRKİYE – 2014 RAPORU – 2

  • Türkiye’de 2011 yılında yakalanan eroin miktarı 10 ton, 2014 yılında ise 15 ton’dur.
  • Son yıllarda İran’ın yanı sıra Irak’tan da Türkiye’ye eroin girişi başladı. 
  • Türkiye’nin yakaladığı esrar miktarı bir yılda 27 ton’dan 94 ton’a yükseldi.
  • Türkiye, Batı Asya’dan Avrupa’ya metanfetamin kaçakçılığında transit bir ülke olarak öne çıkmaya başladı. Ayrıca Türkiye’de metanfetamin’in de kullanılır olduğu bilgileri artıyor.

DÜNYA 2015 RAPORU

  • 2015 yılında dünya genelinde 15 – 64 yaş arası 246 milyon kişi en az bir kez madde kullanmıştır. Buna göre, geçen yıla oranla 3 milyon kişi artış göstermiştir.  
  • 2015 yılında madde bağımlısı 200 bin kişi hayatını kaybetmiştir.
  • Genel olarak eroin kullanıcı sayısı aynı şekilde devam etmektedir.
  • Kokain kullanımında azalma olmuştur.
  • Esrar ve reçeteye bağlı ağrı kesici kullanımlarında artış gözlenmiştir.
  • Tüm dünyada esrar kullanıcılarının tedaviye başvuran sayısında artış vardır.
  • Esrarın giderek sağlığa daha zararlı türevlerinin piyasaya sürüldüğü düşünülmektedir.
  • Cezaevlerinde en yaygın kullanılan uyuşturucu esrardır.
  • 12 milyon kişi damar içi madde kullanmaktadır.
  • 6 madde bağımlısından sadece 1’i tedaviye ulaşabilmektedir.
  • Her 10 madde kullanıcısından biri maddeye bağlı ağır enfeksiyon hastalıklarına yakalanmaktadır. Bunlar çoğunlukla HIV / AIDS (1.65 milyon), Hepatit C ve tüberküloz’dur.

BM MÜSAADELİ ÜRETİM ÜLKELERİ

Türkiye, Hindistan, Avustralya, Fransa, İspanya, Macaristan ve Slovakya, tıbbi kullanım alanları için haşhaş ekme müsaadesine sahiptir.

Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezinin (TUBİM) 2013 verilerine göre devletin önlemeye yönelik harcamaları 743.547.000 TL’dir.

Personel, araç – gereç ve alt yapı: 500.000.000 TL
Tedavi giderleri: 60.000.000 TL
Operasyon: 5.000.000 TL
Önleme: 1.000.000 TL

TUBİM’in 2011 yılı ülke çapındaki bir araştırmasında:  

  • Ömür boyu kullanım nüfusa oranla % 2,7’dir.
  • Yaş grubu en çok ortalama: 15 – 24
  • Cinsiyet – sosyal durum: Erkek ve bekar
  • Aylık geliri: 500TL
  • Yaş ortalaması 15 olan lise öğrencileri arasında yaşam boyu madde kullanım sıklığı: % 1,5
  • İlk kez kullanma yaş ortalaması: 14’dür.

Tercih edilen: Ucuz, bulunması kolay, üretimi çok olanlar

           esrar     uçucu     uyarıcı    eroin     kokain   hallusinojen

%         61.4       18.2         11.4       4.6         2.2             2.2

“Madde Bağımlılığı” yazı dizimiz kapsamında, uyuşturucunun esiri olan kişilerin özellikleri ile gençleri bu tehlikeden uzak tutmak için önerilen çareleri içeren üçüncü ve son bölümde buluşmak üzere…  

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by North London MEDIA LTD.