Anasayfa, İlişkiler, Sağlık

Aile Yaşantısı ve Yeme Bozuklukları

Yazan: Kln. Psk. İpek Şensu – 5 Temmuz 2022

Günümüzde sosyal medyanın, insanların güzellik algısını, yeme alışkanlıklarını ve diyet kültürünü etkilediğini hepimiz biliyoruz. Peki ev halkının yeme düzeninin, çocuğun kendilik algısını ve beden algısını, dünyayı ve diğer insanları nasıl gördüğünü ne kadar etkilediğinin farkında mıyız?

Yeme bozukluklarının temeli, – anoreksiya nervosa, bulimia, tıkınma bozukluğu ve bunun gibi diğer bozukluklar –  sanılanın aksine sosyal medya ile değil, aile evinde, çocuklukta başlayabilir. Çocuklar, gelişmiş gözlem yetenekleriyle yıllarca annelerini ve babalarını izler, yeme alışkanlıklarını öğrenir, yemek yemek ile dış dünya arasında çeşitli bağlar kurar ve bu bağları yetişkinliğe taşır.

Örneğin, her düştüğünde, her canı yandığında, her ağladığında çocuğa şeker vermek “canımız acıdığında bir şeyler yersek canımızın yandığını unuturuz” ana fikrini verebilir ve ileride birey her üzüldüğünde kendisini bir şeyler yerken bulabilir.

Evde sürekli diyet yapan, kalori hesaplayan, kendisine aynada bakan, yağlı bölgelerini kontrol eden, tartılan, kilosu sebebiyle sürekli dertlenen ve gündem edinen bir anne ya da baba, çocuğu kendisine bakmaya yönlendirebilir.

Sağlıklı / doğru beslenme takıntısı (ortoreksiya) olan anne ya da babanın varlığı, çocuğa izin verilen ve yasaklanan şeyler listesi ile büyümesi ileride, çocuk yiyeceklere kendi isteğiyle erişebildiğinde (örneğin markete gidecek yaşa geldiğinde), gizlice tıkınmaların başlamasına ya da tam tersi yetişkinlikte de bu yasaklı yiyecek listesini katı bir şekilde uygulamaya meyletmesine neden olabilir. Örneğin, çikolatayı hiçbir şekilde yedirmeyen bir anne ile büyüyen çocuk, ileride her çikolata yediğinde kendini suçlayabilir ve yargılayabilir.

Dışarıda, sürekli başkalarına bakıp kilosu hakkında yorum yapan anne / babaların yanında sürekli bunları dinleyen çocuklar, “İnsanlar birbiri hakkında kiloları ile ilgili konuşur, yani ben de böyle olursam, benim arkamdan da konuşurlar, beni beğenmezler.” diyebilir.

Kilolu kardeşin sürekli diyetisyene gitmesi, sürekli spora götürülmesi, evde ne yediğiyle ne içtiğiyle sürekli ilgilenilmesi sonucunda bir çocuk “Annem babam kardeşimin zayıf olmasını istiyor. Ben de sevilmek için zayıf olmalıyım.” diye düşünebilir ya da ilgi görmesinin tek yolunun zayıflamak olduğunu düşünebilir.

Bütün bu çıkarımlar sonucunda çocuk, ergenlikte, genç yetişkinlikte ya da yetişkinlikte bu çıkarımlara göre davranabilir. Katı diyetler yapabilir, uzun saatler spor yapabilir, kendisini kusturarak yediklerini çıkarabilir (bu şekilde aldığı kalorileri sıfırlayacağını düşünür) ya da kendisini rahatsız eden duygularla baş etmek için yiyecekleri kullanmaya çalışabilir. 

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén