Anasayfa, Hastalıklar

Ergenlikte Görülebilen Kanserler; Nedenleri, Erken Tanısı ve Önlemleri

Yazan: Prof. Dr. Nusret Erdoğan – 4 Şubat 2022

Ergenlikte görülebilen kanserlere geçmeden önce kanser hakkında bazı genel bilgiler vermek yerinde olacaktır.

Tümör, şişlik anlamında kullanılır. Kanser ise tüm kötü davranışlı tümörlere verilen genel isimlendirmedir. Kanseri oluşturan anormal hücreler kontrolsüz bir şekilde çoğalır.

Kanser bir hastalık grubudur, tek bir hastalık değildir. Yüzlerce temel grup ve onların da birçok alt grubu tanımlıdır. Her kanser türünün adını doğru koymak önemlidir, çünkü uygulayacağımız tedaviler kanser türüne ve her hastaya göre farklılıklar gösterir.

Onkoloji kanserle ilgilenir. Onkolog, kanserin medikal ve ışın tedavisi konusunda uzman doktordur. Bu hücrelere bakarak kanser tipinin tanısını koyabilmek için bir patoloji uzmanına ihtiyaç vardır.

Sık görülmesi ve yüksek oranda ölüme yol açması nedeni ile kanser bir halk sağlığı sorunudur. Kanser herkesi etkiler; çocuk – genç – yaşlı, zengin – fakir, kadın – erkek. Hastalar, aileler ve toplumlar üzerinde önemli bir yük oluşturur.

Kanser ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında, kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. Küresel olarak yaklaşık her 6 ölümden biri, ülkemizde ise her 5 ölümden biri kanser nedeniyle olmaktadır.

Kanserden ölümlerin yaklaşık üçte biri, davranışsal ve beslenme ile ilgili risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Tütün kullanımı, yüksek beden kütle indeksi (fazla kilolu ya da şişman olma), meyve ve sebzeyi az tüketme, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol kullanımı gibi. Tütün kullanımı, kanser için en önemli risk faktörüdür ve kanser ölümlerinin yaklaşık %22’sinden sorumludur.

Genetik yapı da önemlidir, ama kanserin nedeni %70 – 80 çevreseldir. Arsenik, nikel, kadmiyum, krom vb. kimyasallar kansere neden olabilir.

Virus (örn. insan siğil virüsü HPV., hepatit virüsü HBV., AIDS hastalığı virüsü HIV.), hepatit ve insan papilloma virüsü (HPV) gibi kansere neden olan enfeksiyonlar, düşük ve orta gelirli ülkelerde kanser vakalarının yaklaşık % 25’inden sorumludur.

Bununla birlikte, hepatit B (sarılık) virüsü bakılarak aşı uygulanması ile karaciğer kanseri riski azaltılmaktadır. HPV için ise ergenlik döneminde önerilen HPV aşısı bulunmaktadır.

Radyasyon ile deri kanseri, kan kanseri (lösemi gibi) ve beyin tümörleri oluşabilir. Güneş ışığında ultraviolet ile birlikte düşük doz radyasyon vardır ve uzun süre güneşe maruz kalındığında deri kanserleri oluşabilir.

Kanser hastalarının %10’dan azında kansere yatkınlık oluşturan kalıtsal mutasyonlar vardır. Ailevi – kalıtımsal kanserlerin erken yaşlarda ve iki taraflı olma ve birden fazla görülme oranı yüksektir. Hastalığın seyri daha kötüdür. Kalıtımsal kanser sendromları (örn: Li-Fraumeni sendromu), beyin, yumuşak doku ve kan kanserleri, ailesel kötü huylu retina tümörü, DNA onarım bozukluğu hastalıkları, deri kanserleri, meme ve yumurtalık kanserleridir.

Yaşlanma, kanser gelişimi için bir başka temel faktördür. Kanser insidansı, özellikle yaşla birlikte artan risklerin birikmesi ve hücresel onarım mekanizmalarının kişi yaşlandıkça daha az etkili olma eğilimiyle artar. Kanserlerin çoğu 55 yaş üzerinde olup, 40 – 69 yaşındaki kadın ve 60 – 79 yaşındaki erkeklerde en yaygın ölüm nedeni kanserlerdir. Bu yaş grubunda bağışıklık sistemi de zayıflar.

Kadın ve erkek nüfus dağılımının benzer olduğu ülkemizde, toplam nüfusun yaklaşık dörtte birini 0 – 14 yaş grubu, %8,3’ünü ise 65 yaş ve üstü yaş grubunda bulunan kişilerin oluşturduğu görülmektedir.

Ülkemiz toplam doğurganlık hızının doğal akışına bırakılması, ölüm hızının aynı şeklide devam etmesi durumunda yapılan projeksiyonlarda, 2023 yılında 65 yaş ve üzeri nüfusun %10,2’ye, 2050 yılında ise %20,8’e yükseleceği öngörülmektedir.

2030 yılında Dünya’da yılda 22 milyon yeni vaka ortaya çıkması beklenmektedir.

Kanser tanıları erkeklerde %25 daha fazladır. Erkeklerde akciğer kanseri, prostat, kolon ve pankreas, kadınlarda ise meme, akciğer, kolon, pankreas ve over kanserleri daha yüksek orandadır.

Ülkemizde yılda yaklaşık 163 bin yeni olgu saptanmaktadır. Türkiye’de bir günde yaklaşık 450 kişi kanser tanısı almaktadır.

Çocukluk çağı kanserlerinde ise çocukluk çağı lösemileri en sık görülen kanser türüdür. Çocukluk çağında her iki cinsiyette de lenf bezi kanserleri ve merkezi sinir sistemi tümörleri ile lösemiler başta gelmektedir.

15 – 24 yaş grubu gençlerde ise durum şöyledir: Erkeklerde testis kanseri, beyin sinir sistemi kanserleri ve lenfoma; kadınlarda ise tiroid, hodgkin lenfoma hastalığı ve merkezi sinir sistemi tümörlerinin ön planda olduğu görülmektedir.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğüne bağlı Kanser Erken Tanı Merkezleri (KETEM) aracılığı ile hizmet verilmektedir.

Birincil Korunma, kanser yapıcı etkileri bilinen maddelerden korunmayı hedefler.

İkincil Korunma ise erken dönemde tanı ve tedavi yollarının uygulanmasıdır.

Şikayeti olmayan hasta test yaptırdığında, belirtilerin çıkmasından 2 yıl kadar daha erken kanser tanısı konulabilir.

Patoloji, hastalığın ayrıntılı tanısında, hastalığın tekrar edip etmediği ve takibi gibi her basamakta yol göstermektedir. Hedefe yönelik tedavi veya kişiselleştirilmiş tedavi adı verilen tedavilerin verilebilmesi için, hastalardan alınan biyopsiler üzerinde yapılan patolojik incelemelerde kanserin hangi tedavilere yanıt vereceğini önceden tespit edebilen belirteçler araştırılmaktadır.

Kanserin en etkili tedavisi, erken aşamada veya öncül kanser lezyonlarının yakalanması ile mümkündür. Ailesinde kanser hikayesi olanlar da yılda bir kere basit tetkikler, muayeneler ile erken kanser veya öncül kanser lezyonları aşamasında yakalanabilir. Bu kişilerde genetik testlerin yapılması önerilmektedir.

Kanser korunulabilir bir hastalıktır ve doğru korunma stratejileri ile kanser vakalarının üçte biri önlenebilir. Akrabalarında kanser öyküsü olan genç insanlar daha yüksek riske sahiptir. Örneğin, anne veya kız kardeşinde meme kanseri öyküsü olan bir kadında,  aile öyküsü olmayan kadına göre meme kanseri gelişme riski iki kat fazladır.

Erken dönemde tespit edilen kanserlerde tam iyileşme sağlanabilir. Daha az yan etkisi olan ilaçlar veya girişimler ile hastalık kontrol altına alınabilir. Günümüzde yeni tedavi yöntemleri ile pek çok kanser türünde uzun yaşam sürelerine ulaşılmıştır. Ülkemizde tüm kanser tedavileri ücretsiz yapılmakta ve modern tıptaki standart bütün tedavilere ulaşılabilmektedir.

Kanser yükünün bu hızlı artışı, dünya çapında halk sağlığı ve sağlık sistemleri için bir kriz teşkil etmektedir. Gelecekte – kaynakları bol olan ülkeler de dahil olmak üzere – birçok ülke için tanı konacak çok sayıdaki kanser hastasının tümünün tedavisi ve bakımı (destekleyici ve ölüm aşamasındaki) için yeterli ödenekleri temin etmek önemli bir sorun olacaktır.

KAYNAKLAR:

1-https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-anasayfa

2-T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü

3-Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kanser Savaş Daire Başkanlığı www.kanser.gov.tr

4-Erdoğan N.:“Ailevi Kanserin Erken Tanısı“. Özel Göztepe Hastanesi Bülteni 1(5):3, 1996

5-Erdoğan N.: “Sitolojik İncelemeler (Hastalıkların, İyi ve Kötü Davranışlı Tümörlerin Erken Tanısında Önemi)“. Özel Göztepe Hastanesi Bülteni 2(10): 6, 1997

6-Erdoğan N.:“Kanserde Erken Tanı Hayat Kurtarır“, Özel Göztepe Hastanesi Bülteni, 3(18),1998

7-Prof. Dr. Nusret Erdoğan: Patoloji Nedir? www.superergen.com_06.05.2017

8-Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén