Anasayfa, Gündüz Saka İle Yaşama Dair

Etkili İnsan Olmak – 3

Yazan: Gündüz Saka – Ruhsal Danışman – 17 Mart 2022

Bu yaşamda “etkili insan olmak” dediğimizde genellikle karşı tarafta oluşturduğumuz etkiyi anlıyoruz. Bu doğru, ama eksik bir ifade ve bilgi. Eksiklik, konunun içine kendimizi dahil ediş şeklimizden kaynaklanıyor. Daha önce de dediğim gibi, hayatı kendimize kolay ve keyifli kılmak, bazen de sorun yaşamamak adına başkaları üzerinde etki oluşturmaya odaklanıyoruz.

Şu soru, konuyu açıklamaya yetiyor bence. Kendimiz ve yaşamımız üzerinde ne kadar etkiye sahibiz? Kendimizi ve hayatımızı ne kadar kontrol edebiliyoruz?

Konuyu tüm yönleri ile anlamaya ve gerçekten yaşam akışımızdaki kontrolün kimin elinde olduğunu fark etmeye bu sorulardan başlamamız gerekiyor.

Yaşamda bizde olmayan bir şeyi başka birisine sunmamız mümkün değildir. Bir özelliğimiz veya maddi bir şey elimizde olursa, bunu başkalarıyla paylaşabilir veya yaşamımızı şekillendirmek için kullanabiliriz. “Etkili insan olma” kavramında da kendi üzerimizde etkimiz yoksa, başkalarını etkileme şansına sahip değiliz.

Etkili insan olmak bizim kişiliğimizin bir yansımasıdır. Öğrenilerek, yani konu hakkında bilgi sahibi olunarak etkili insan olunmuyor. Konuyu içeren tüm bilgilerin bizim tarafımızdan içselleştirilmesi ve zihnimize kazınması ve karakterimizin bir parçası haline getirilmesi gerekiyor.  Etki oluşturmak amacı ile tepki verdiğimiz anda konuyu düşünecek durumda olamayız. O anda hiç düşünmeden gereken tepkiyi oluşturmalıyız.

Geldiğimiz bu noktada karakterimizden bahsediliyorsa, artık konu bizim düşünce sistemimize gelmiş demektir. Diğer bir deyişle, “etkili insan olmamız” bizim zihnimizi oluşturan duygu ve düşüncelerin bir yansımasıdır diyebiliriz. Bu durum, aslında etkili olduğumuzda da, etkisiz olduğumuzda da geçerlidir. Bu düşünce aslında bu evrenin en önemli kuralını karşımıza çıkartıyor. Onu da “Yaşam bizim düşüncelerimizin eyleme geçmiş halidir” diye ifade ediyoruz. Halk tabiri ile “aklıma gelen başıma geldi” şeklinde de söyleniyor. Bu konunun detaylarını daha ilerideki sohbetlerimize bırakalım.

Zihnimizde bir sürü duygu ve düşünce yer alıyor ve bizler bir tepki geldiğinde, bu duygu ve düşüncelerden birini seçerek davranışımız haline getiriyoruz ve çevremize servis ediyoruz. Çevremizdekiler de bu uyarana karşı kendi tepkilerini oluşturup bize yansıtıyor. İşte bu süreçte hangi düşünceyi seçeceğimiz ise bizim bilincimizi belirliyor. Zihnimizde bulunan duygu ve düşünceleri kullanma şeklimiz bizim bilincimizi oluşturuyor.

Bilinç: farkında olarak bilmektir. Bizim hangi durumda hangi düşünceyi seçip servis edeceğimiz, bizim zihnimiz üzerinde kurduğumuz kontrolle mümkün olabiliyor. Buna bilinçli olmak diyoruz. Hangi duygunun etkisinde kaldığımızı bilmeden oluşturduğumuz davranışları ise bilinçsizlik olarak tanımlıyoruz.  Dolayısıyla, “etkili insan olmak” istiyorsak önce zihnimizdeki duygu ve düşünceler üzerinde etkili olmalıyız. Tekrar edersek, etkili insan, bilinci ve farkındalığı yüksek insandır. Diğer bir deyişle, bilincimiz ne kadar yüksekse, yani kendi zihnimiz üzerinde kontrolümüz ne kadar fazlaysa, o kadar etkili bir insan oluyoruz. Çünkü nerede ne zaman nasıl düşünüp nasıl davranacağımızı veya söyleyebileceğimizi biliyoruzdur.

Şimdi şöyle bir soru aklımıza gelebilir: “Zihnimdeki duygu ve düşünceleri bilmiyor muyum, seçimlerimi bilmeden nasıl yaparım? Düşünmeden nasıl yaşayabilirim? Bu soruların cevabı evrensel yasalarda ve zihnimizin işleyişinde yatıyor. Tüm bedenimiz ve düşünce sistemimiz fizik kurallarına uygun ve tabi olarak çalışıyor. Şöyle ki, evrende var olan her şeyin bir enerjisi vardır ve bir titreşime sahiptir. Başta Einstein olmak üzere birçok bilim adamı bu konuyu açıklamışlardır. Buna göre, duygu ve düşüncelerimizin de enerjisi ve titreşimi vardır. Düşüncelerimizin taşıdığı enerji ve titreşim (frekans) zihnimizde hangi duygunun ne kadar etkili olduğunu ve düşünce ve duygularımızın seçimini etkiliyor. İşte bu ve diğer evrensel yasa ve yasalar insan davranışlarının da temelini oluşturuyor.

Duygu ve düşüncelerimizin enerji ile ortaya çıkması ve zihnimizin enerji ile işliyor olması çok geniş bir konu. Ana konumuzdan uzaklaşmamak adına bu kadar açıklamayla yetinelim ve konuyu daha detaylı konuşmak üzere bir sonraki yazımıza bırakalım.

Bugünkü sohbetimizdeki önemli tespitlerimizi özetlersek; Etkili insan olmak için önce kendi üzerimizde, yani zihnimizde etkili olmalıyız ve bu durumu bizim karakterimiz haline getirmeliyiz ve bunu sağlamak için de bilincimizi ve farkındalığımızı yükseltmeliyiz.

Tekrar görüşmek dileğiyle sevgiler.

Etkili İnsan Olmak yazı dizimizin 1. bölümü için tıklayınız.

Etkili İnsan Olmak yazı dizimizin 2. bölümü için tıklayınız.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén