Anasayfa, Gündüz Saka İle Yaşama Dair

Ruhsal Gelişim – Aydınlanma ve Temel İlkeler – 2 / Değişim

Yazan: Gündüz Saka – 16 Temmuz 2022

Ruhsal gelişim sürecini, diğer bir ifadeyle “Aydınlanmayı” temelde bir değişim süreci olarak görebiliriz. Bir düşünce sisteminden başka bir düşünce sistemine geçişi ifade ediyor bu süreç. Ailemizin ve toplumun şekillendirdiği düşünce sisteminden ruh olarak var olduğumuz andaki düşünce sistemine dönüş yolculuğunu ifade ediyor ve kapsıyor. Bu nedenle birey için önemli bir adım. 

Ancak çevremdeki birçok insanda değişime karşı ön yargı ve tepkinin olduğunu ve adım atmaktan çekindiklerini gözlemledim. Benim de bir dönem yaşadığım gibi değişimden çok korkuluyor. Hatta bazen döneklik ve zayıflıkla karıştırılıyor. Mevcut bir durum, düşünce veya davranıştan başka bir davranışa geçmekten veya farklı düşünmeye başlamaktan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyoruz. Bu tutumumuz genellikle egomuzdan kaynaklanıyor. Egomuz görevi icabı değişimden çok korkuyor ve bizleri üzerimizdeki etkisine göre değişimden uzak tutmaya çalışıyor.

Ruhsal gelişim dediğimiz süreç tamamen değişim üzerine hareket ediyor. Sistem çok basit. Detaya girmeden şunu söylemek çok yanlış olmaz: ‘Memnun değilsen, değişik bir şey düşün ve yap!’ Bir yerlerde rastladığım şu cümle benim çok hoşuma gider: ‘Aynı şeyleri yapmaya devam ederek gelecekte başka bir sonuç bekleme!’

Dolayısıyla, bir şeylerin değişmesini istiyorsak bir şeylere karar verip harekete geçmemiz gerekiyor. Bu artık bizler için evrensel bir yasa niteliğinde.

O zaman şu soru gündeme geliyor: “Peki, nereden başlayacağım?

Konu yaşam olduğunda değişimi başlatmamız gereken ilk yer zihnimizdir. Diğer bir deyişle, düşüncelerimizdir. Çünkü yaşamımızın bizim düşüncelerimizin eyleme geçmiş hali olduğunu daha önce paylaşmıştık. Bu evrensel yasa artık büyük bir oranda kabul görüyor. Kısaca yaşantımızı biz düşüncelerimizle şekillendiriyoruz. Sonuç olarak, daha kaliteli ve istediğimiz bir hayatı yaşama anlamında istediğimiz noktaya ulaşmak ancak ve ancak zihinsel değişimle mümkün olabiliyor.

Bizim duygularımız ve düşüncelerimiz değişmeden davranış ve tutumumuz değişmez. Davranış ve tutumlarımız değişmeden ilişkilerimiz değişmez. İlişkilerimiz değişmeden mutluluk ve huzur bulamayız. Hak ettiğimiz ve çok istediğimiz mutluluk halini yakalayamayız. Özetle, tüm değişim süreci, zihnimizde oluşan değişime olan direncimizin bitmesiyle mümkün olabilir. Böylelikle ruhsal gelişim yolunda ilerleyebiliyoruz.

Bir insanın kontrolü ve gücünü kaybetme, sahip olduklarını yitirme, zarar görme gibi korkuları varsa, egosunun marifetiyle değişmeyi istemiyor. Daha doğrusu göze alamıyor. Mevcut durumu korumaya çalışıyor. Bu da o kişiyi statükocu yapıyor. Korkularıyla, sabit fikirleriyle ve düşünce kalıplarıyla ördüğü duvarların içinde hapsoluyor.

Aslında bu böyle olmamalı. Ne türden olursa olsun, korkularla asla yaşamamalıyız. Korkular bizi esir eder, bir yere kıpırdatmaz, risk aldırmaz, vasat olanı seçtirir, yeni bir şeyi denettirmez. Sürekli engeller yaratır. Kendi geçmişime dönüp baktığımda cesaret edemediğim için neleri kaçırdığımı şimdi görebiliyorum.

Değişime karşı zihnimizde oluşan direncin dışında önemli bir konu daha bulunuyor. O da ruhsal gelişim açısından değişim ne anlama geliyor sorusu. Ruhsal gelişim süreci bize, hayata ve yaşamın tüm unsurlarına çok daha farklı bir noktadan bakabilme farkındalığı ve becerisi kazandırıyor. Bilinçli bir insan, zihnini kontrol edebilen ve yaşananlara daha yüksek bir bilinç seviyesinden bakabilen insandır. Değişim demek, bir olaya baktığımız noktadan başka bir noktaya geçerek bakabilmek hali demektir. Zihnimizin özgür olması demektir. Ancak özgür bir zihne sahip olanlar bir konuya farklı noktalarından bakabilirler. Bunu başarabilmemiz için de görüşlerimizi, düşüncelerimizi, seçimlerimizi, düşünce kalıplarımızı, alışkanlıklarımızı, prensiplerimizi, zaaflarımızı değiştirebilmemiz gerekiyor. Özetle, yüksek bilinç ve bilgelik, ancak değişimle mümkün olabiliyor.

Konu “aydınlanma” olduğunda değişim nedir ve neyi içerir diye baktığımızda, değişimi şu şekilde anlayabiliriz:

  • Değişim, bugünkü bizi biz yapan ve özümüze uymayan ve olumsuz kodlar olarak adlandırdığımız duygu ve düşünceleri zihnimizden silmek ve var olduğumuz anda bize yüklenmiş olan sevgi, şefkat, merhamet, gücünü eline almak, kendine güvenmek gibi olumlu kodlarla zihnimizi yeniden şekillendirmek demektir.
  • Dünyadaki deneyimlerimizden kaynaklanan, zihnimizde etkin olan ve büyük bölümü bilinçaltında bulunan hırs, rekabet, öfke, korku, değersizlik, eziklik ve güvensizlik, sabırsızlık, inatçılık gibi yüzden fazla duygu ve düşünceden arınmak, yerine sevgi duygusuyla var olmak demektir.
  • Değişim, sevgiyi karakterimiz hâline getirmektir.
  • “Ben” demek yerine “biz” bilincinde olmaktır.
  • Hayatı hastalıklarla deneyimlemek yerine sağlıklı yaşamaktır.
  • Sürüklenmek yerine, farkında olarak yaşamak ve hayatın kontrolünü elimize almak demektir.
  • Düşük bilinçten yüksek bilince doğru gelişmek demektir.
  • Karanlıktan aydınlığa, mutsuzluktan mutluluğa geçiş demektir.
  • Bu yaşamdaki senaryomuzu gerçekleştirmek için “Ruhsal Gelişim” yolculuğumuzu devam ettirmek demektir.
  • Kendi düşüncelerimiz ile kendi gerçekliğimizi yaratabilmektir.
  • İnsan bedeninde yüksek bilinçle yaşamak demektir.
  • Değişim, sağlık, mutluluk, huzur, bolluk ve bereket ile sevgi dolu ilişkiler demektir.

Şimdi durup kendimize bir bakalım. Hiçbir şey kaybetmeyecek ve aksine daha olumlu ve güzel şeylere sahip olarak yaşamak adına değişim sürecini başlatabiliyor muyuz? Bu gücü kendimizde görüyor muyuz?

Şayet cevabınız “Benim durumum şükürler olsun iyi. Yeni bir başlangıç yapmaya ihtiyaç duymuyorum ve konfor alanımdan çıkmak istemiyorum.” şeklindeyse, seçimlerinize gerçekten saygı duyuyorum. Bildiğiniz gibi yaşamaya devam edin diyorum. Dileğim istediğiniz hayatı yaşamanız.

Cevabınız “Değişim için ben varım ve hazırım” ise çalışmaya ve bilgilerimizi paylaşmaya devam ediyoruz.

Böylelikle değişim konusunu konuşmuş olduk. Ruhsal gelişimin üç ana konusu olan FARKINDALIK, İÇSEL DENGE VE HATIRLAMAK kavramlarını konuşmaya diğer yazılarımızda devam edeceğiz.

Sevgiyle kalın.

Yasal Uyarı: Her hakkı www.superergen.com’a ait olan özgün içerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.superergen.com adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilir.

GÜNDÜZ SAKA’NIN “ETKİLİ İNSAN OLMAK” YAZILARI:

Etkili İnsan Olmak – 1. bölüm için tıklayınız.

Etkili İnsan Olmak – 2. bölüm için tıklayınız.

Etkili İnsan Olmak – 3. bölüm için tıklayınız.

Etkili İnsan Olmak – 4. bölüm için tıklayınız.

Comments are Closed

Theme by Anders Norén